Veronika genç, güzel, ailesi tarafından sevilen, kısacası hayatında her şey yolunda giden bir kadın. En azından dışarıdan görünen bu. İç dünyasında ise bir şeyler eksik. Hayatındaki monotonluktan sıkılan, herhangi bir amacı kalmamış ve daha fazla yaşlanmadan intihara karar veren Veronika bir gün kiraladığı odasında ölümle randevulaşarak uyku ilaçlarını alıyor. Gözlerini ise hiç beklemediği bir yerde, Villete adındaki akıl hastanesinde açıyor ve asıl hikaye tam olarak burada başlıyor. Veronika kendine geldiği ilk anda, intiharında başarısız olduğunu düşünüyor ama doktorun söylediğine göre aldığı ilaçlar kalbine zarar vermiş ve en fazla 1 hafta yaşam süresi var. Onun bu durumu kendisi dahil Villete'de olan çoğu kişiyi kendi benliklerini sorgulamaya itiyor.
Kitapta Veronika dışında dört kişinin (Mari, zedka, Dr. İgor ve Eduard) daha bakış açısından bölümler okuyoruz. Ayrı ayrı hepsinin hikayesini çok sevdim, kendi dünyalarında kapana kısılmalarını ve çıkış yolunu yine kendi benliklerinde bulmaları çok özeldi.
Her ne kadar sonu tahmin ettiğim gibi olmuş olsa da son sayfayı çevirdikten sonra bi "vay canına" demedim değil :')
Veronika Ölmek İstiyor