Ayasofya'da Bir Gece kitap yorumu
Kısaca konusu
Sanat Tarihi mezunlarından Mihrimah Ayasofya'da çalışırken eline bir kağıt parçası düşüyor ve ardından bu gizeme arkadaşları Mehmet ve İpek de ortak oluyor. Gizemi birlikte çözmeye, parçaları birlikte bir araya getirmeye çalışıyorlar. Çünkü bu sırrı aydınlığa kavuşturmak Ayasofya'yı korumak demek... İtalya'da başlayan bu yolculuk, Doğu'nun mistik havasında ilk rota olan Diyarbakır Surları'nda da onları şaşırtıyor. Bu macerada yalnız olmadıklarını anladıklarında her şey daha da çıkmaza giriyor. Ayasofya'nın savunma mekanizması ise herkesi şaşırtıyor.
"Ne su koruyabilir hazineyi.
Ne de kendisi saklayanın.
Yıldız gözünde durduğunda.
Son şövalye sözünü bozduğunda.
Ve Muktedir üzümü yaktığında.
Kim koruyabilir mabedi?"
Yoruma geçelimmm. Kitapta bazen Mihrimah'ın bakış açısı bazen ise İpek'inki kullanılmıştı, her ikisinde de hem tarihi olarak bilmediğim birçok şey öğrendim hem de onlarla birlikte gizemi çözmeye çalıştım. Yazardan okuduğum ikinci kitaptı ve her defasında gerçekten "Niye daha önce okumadım ki " diye düşünmeden edemiyorum. Harikalar! Yazım dili zaten akıcı oluyor, benim bitirmem 3 günümü falan aldı. Onun dışında kitapta bahsedilen tarihi yerlerin ve eserlerin betimlemeleri gerçeğe uygun ve çok güzeldi. Karakterlerin korkmalarına rağmen Ayasofya için, tarihe duydukları saygı için cesaret gözterip bu sırrı korumaları o kadar değerliydi ki... Son kısmında olağanüstü şeyler gerçekleşmişti, biraz kafa karışıklığı ile kitap sonlanıyor diyebilirim. Genel olarak oldukça beğendim ve herkese de öneririm. Sözü uzatmadan sizi kitaptan birkaç cümleyle başbaşa bırakıyor ve de hayırlı günler diliyorum .
"Hayatım adeta o kağıdın kontrolüne geçmişti ve şu andan itibaren hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı."
"İşimize sevip saygı duymazsak burada olmamızın anlamı ne?"
️"Bundan sonra gördüklerimizi unutmaya mı çalışacaktık yoksa üzerine mi gidecektik?"
"Bunun sır olarak kalması için elimden geleni yapacağım. Bu sırrı korumalıyız." Rana Demiriz