"Temiz olmayan bir vicdanla iyi yazı yazılmaz."
Selam Arkadaşlar
Bugün sizlere kalemini çok sevdiğim Canım Zweig'ın bu ay ki kitabı #vicdanzorbalığakarşı ile geldim.
Öncelikle kitabımızın yazım dili muhteşem bir çırpıda kitabı okuyorsunuz. Ben kitabı okuyalı iki gün oldu anca bugüne yorum girmek zorunda kaldım.
Kısaca konusuna gelirsek kitabımızda Zweig, 16. yüzyılda Cenevre'de diktatör olan reformcu Jean Calvin'e karşı entelektüel ve politik mücadeleyi yapayalnız üstlenen, savunan unutulmuş bilgin Castellio'nun kökten dinciliğe ve sapkınlğa karşı savaşını ve demokrasinin gerçek önceleri hakkında bilgiler veriyor.
Calvin'in hoşgörüsüz dünyasında kendine muhalif olan herkese karşı acımasız bir politika ile terör saltanatı kurduğu açıktır. Şöyle diyim size Calvin' yönetiminde ilk beş yılında on üç kişi asıldı, on kişinin başı kesildi, otuz beş kişi yakıldı ve yetmiş altı kişi evlerinden sürüldü. Yani anlayacağınız Calvin'in diktatörlüğüne yönelik eleştiriler en ciddi suç sayıldı
Ama bu kitabı okumadan önce Castellio hakkında hiç fikrim yok idi o gerçekten büyük hümanist düşünürlerden biriymiş. Ona karşı ayrı bir sempatim oluştu
Zweig, diğer biyografilerinde olduğu gibi kahramanların içsel inançlarının canlı bir resmini ve döneme dair hisleri bir zaman makinası eşliğinde bizleri oraya götürerek sunuyor. Zweig sadece gerçekleri anlatmakla kalmıyor, Castellio ve Calvin hakkında da felsefe yapıyor. Bu çalışmasıyla bir kez daha en iyilerden biri olduğunu kanıtlıyor.
Kitabın ana teması olarak Castellio'nun şu sözünü söyleyebiliriz.
" Hakikati aramak ve onu kendi düşündüğü gibi ifade etmek asla suç olamaz"
Ben kitabı çok beğendim ve kesinlikle tavsiye ederim. Kitapla kalın dostlar