10/10
·221 syf.··
Beğendi
·
2022 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2022 00:00
Son söz yine Sözün Sultanının: "Ya öğrenen ol, ya öğreten ol, ya dinleyen ol, ya da onları sevenlerden biri ol; Ama sakın ha beşincisi olma. Yoksa helâk olursun.." (Kaynak: İmam Taberâni, el-Mucemü's-Sağir. 542) Efendimiz' in bu sözünden ilham alarak diyoruz ki: "Ya Rabbi! Ya bizleri evlerini Hz. Erkâm gibi risalet davasına adayanlardan eyle. Ya bizleri bu evlerde sahabe hasbiliği ile ilim talep eden talebelerden eyle. Ya bizleri bu talebelere hizmet eden bahçivanlardan eyle. Ama sakın ha bizleri yan gelip yatan, sağa sola laf atan, gelip geçene çelme takanlardan eyleme. (amin) " _____________________________________ Hep merak etmişimdir; Risalet'in ilk mualliminin izlediği yol haritasını ve O Güzel'e talebe olma şerefine mazhar olmuş zâ'tların kişiliklerini. Hayasızlığın, zulmün, günahın, fuhuşun arsızlaştığı bir ortamda, bütün zamanlara örnek olacak şahsiyetler yetiştiren Üsve-i Hasene sahibi za't'ın şahsiyetler üstü ahlakını. "Önce kendini, sonra aileni, sonra çevreni fethet İSTANBUL arkandan gelsin" diye bir söz okumuştum evvelce. Bakıyorum ki KUR'AN'ın ahlakı da doğrudan doğruya önce kişinin kendisini hedef gösteriyor.. Kavlin değil, önce fiilin ve halin örnekliği.. Zaten bundan sebep tam 40 yıllık bir zaman diliminde önce kişiliği ile insanları fethetmedi mi Rasul-i Zişan Efendimiz (sav) İnsan önce karşısındaki kişinin sıfatlarını sever. İstemeden vermesini, söylemeden anlamasını, konuşmadan duymasını bilen dostunda fani olur. Bir müddet sonra ondaki sıfatları bırakır ve artık direk o olduğu için yani karşısındaki muhatabının zatını sevmeye başlar. Artık sevdiği ona acı, tatlı ne söylese güzel gelir. İş davranıştan geçmiştir. İşte bizler önce Mevla'mızı sıfatlarıyla severiz. İstediğimizde verdiği, sığındımızda koruduğu, seferde zaferle sevindirdiği, doyurduğu, açıkta bırakmadığı için. Şükrettikçe ziyadeleşen nimet sevgimizi, sevgimiz itaatimizi, itaatimiz korkumuzu artırır. Bir müddet sonra verdiği ya da koruduğu için değil, direk zatına aşık olduğumuz için sevmeye, itaat etmeye başlarız.. Sıfatlarını bilen zatını sever, seven itaat eder. Sevgi itaati, itaat saygıyı artırır. Hepsi birbirine bağlıdır aslında. İşte Ashab-ı Kiram Efendilerimiz de önce Rasulullah'ın ahlakını sevdiler, kendilerini sevmesini ve kendilerini değerli kılmasını sevdiler. Sonra sevgileri zat'a dönüştü. Nebevi Eğitim önce sevgi aşıladı, sonra ilim.. Kalbine girmeden zihnine girmedi. İlk yıllarda abdest ve namaz dışında ibadet emrileri gelmemişti henüz. Önce akidelerini, sonra ahlaklarını, somra ibadetlerini, sonra da muamelatlarını ele aldı İslam. Ahlaksız bir İslam istemiyor Mevla. Hayasız bir namaz, arsız bir kazançla verilmiş bir zelat, sadaka istemiyor.. O (cc) bizden ahlaklı ve akideleri sağlam, dini bütün niyeti samimi bir kulluk bekliyor yalnızca.. Kitabı almalısınız. Yesrib'i Medine yapan Mus'ab'ı, 18 yaşında olmasına rağmen yeni evini İslam'a adayacak kadar cömert olan Erkâm'ı ve nicelerini tanımak istiyorsanız kısa vr akıcı, bu medresenin talebelerinden faydalanabilmek amacıyla hazırlanmış güzel bir eser.. Yazanların ve katkısı olanların ellerine emeklerine sağlık...
Nebevi Eğitim Modeli Darü'l ErkamMuhammed Emin Yıldırım · Siyer Yayınları · 20232,087 okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.