Puan vermedi·288 syf.··
2022 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2022 21:47
Geçen sene bir velim, "ah hocam evladım olmasa, Allah'tan korkmasam basar boğazına öldürürüm ama candır ne yapayım peşine düşüyorum ki etrafa zararı olmasın" demişti de öyle kötü olmuştum ki ne diyeceğimi bilememiştim. İnsan dünyaya bir evladı getirir, bu kadar zahmetine katlanır, bakar, besler, büyütür de onu öldürmeyi nasıl düşünür? Bunu anlamak, anlatmak için Mary Shelley olmaya gerek yok hepimizin içinde ortaya çıkardığı, emek verdiği bazı şeyleri umduğumuz gibi olmadığı için bozmak duygusu hatta ortadan kaldırma fikri vardır. Frankenstein, korku içerikli bilimkurgu diye bilinir hatta bunun üzerine filmler, diziler, karakterler oluşturulmuştur. Ben okurken alt metindeki psikolojik ögelere odaklandım sanırım. Şimdi hikayenin en başına gidelim. Victor Frankenstein'in evlatlık alınan kardeşi Elizabeth, çocukken bir hastalık geçirir. O, hastalığı atlatır ama hastalık annelerine bulaşır ve anne ölür. Victor'un çocukluktan getirdiği bir insanları iyi etme, DERMAN OLMA duygusu vardır. Bunun için doktorluk mesleğini seçmiştir. Sadece bununla yetinmez insan anatomisi, kimya, elektrik, makineler gibi çeşitli alanlarla da ilgilenir. Niyeti insanlara iyilik etmek, CAN VERMEK olarak başlayan süreç Tanrılık oynamaya gider. Kadavralardan parçaları birleştirip her yeri dikişlerle dolu bir insan yapar. Parçalar birleştirilir de mesele ona can vermektedir. İşte burada bilimkurgu devreye girer ve ad verilmeyen bir canavar kadar çirkin olan o varlık canlanır. Çok büyük, güçlü ve KORKUNÇ... Tanrı yaratmamıştır onu, kusurludur ve bir yandan da tam bir Tabula Rasa, iyiliksiz-kötülüksüz yani bir bebek. Korkunç dev gibi bir bebek. Siz hiç kolsuz bacaksız veya organlarının yeri olması gerektiği gibi olmayan bir bebeğin ebeveynleriyle EMPATİ yaptınız mı? Öyle işte. Burada da KAÇIŞ giriyor devreye. Bu canavarı ortaya çıkarmak için günlerce, mevsimlerce çalışan Victor Frankenstein kaçıyor, onu öylece bırakıp ÜZÜNTÜsünden yataklara düşüyor. Unutmak istiyor onun varlığını. Uzun süre yalnız kalan canavar da çıkıveriyor doğaya. Savruluyor oradan oraya. Bir köye gidiyor ve orada insanları izliyor konuşmayı öğreniyor, duyguları fark ediyor, okumayı hatta yazmayı bile öğreniyor. Cesaretini toplayıp köydeki insanlara kendini gösterince oradaki insanlar da ondan KORKUyor, kötülük ediyorlar yani buradan da DIŞLANıyor. Okurken üzülüyor insan. Ya hu ne günahı var bu garibin derken buluyorsunuz kendinizi. Daha sonra sorgulamalar başlıyor, yaratıcısını düşünüyor. Kendisi gibi biri daha olursa insanların onu dışlamayacağını düşünüp Frankenstein'den bir kadın yaratmasını istiyor. Hz. Adem(a.s) gibi. O da yapayalnız ve doğadan farklıydı da benzeriyle bir dünya kurup varlığını kabul ettirdi kainata. İbn-i Tufeyl'in Hay Bin Yakzan hikayesinde de aynı hisler vardı. Demek ki varlık da kendi türünden olanla devam ediyor, olmayınca da ÖLÜMLER başlıyor. Yaratıcısına kendini göstermek için Victor'un etrafındaki insanları bir bir öldürüyor canavar ve Victor bu ölümlerden hep kendini SORUMLU tutuyor. Öyle bir PİŞMANLIK ki bu. Yarattığına mı öldürmediğine mi yansın. Bence canavar deyip görmemezlikten geldiğini yönetemediğine yansın. Bu kitap bir gece "hadi bakalım hangimiz daha korkunç bir karakter anlatacağız " fikriyle dünya klasiklerinin rahmine düşmüş olsa da bugün hepimizin duygularından, pişmanlıklarından, acizliğinden birer parça taşıyor. Sahi, içinden çıkamadığımız her problem bize canavar olmuyor mu? Çok şey düşündüm okurken bence hala göremediğim şeyler de var kim bilir bir gün başka bakış açıları da görürüm bununla alakalı. Şunları da belirteyim; filmleri kitabının aynısını yansıtmadığı gibi o tadı da vermiyor. Bu kitabın konusuyla alakalı The Elephant Man adlı filmi izlemenizi öneririm. Benden bu kadar, sevgiler :)
Modern Klasikler Dizisi
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Kızıl Panda Yayınları · 021,8bin okunma
·
71 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Aslında hepimiz kendi canavarımizi kendimiz yaratmıyor muyuz ?İhmal ederek, görmezlikten gelerek ,sevgi ve ilgi göstermeyerek.