Hikayenin son sayfalarında yazar şu cümleyi kullanıyor:"Ben de filozof arkadaşlarımızın anafikir diye adlandırdıkları şeyin yokluğunu ölmeden az önce, hayatımın günbatımında fark edebildim." İsmi gibi öylesine yazılmış bir hikaye işte. Ama bu sizi yanıltmasın, Çehov gibi bir ustadan öylesine basit bir hikaye çıkmaz. Ömrünün son yıllarını yaşamaya çalışan ve tıp profesörü olan Nikolay Stepanoviç ile sanata, tiyatroya, kitaba düşkün, hayat dolu bir genç kız olan Katya'nın hikayesi... Hikaye , Çehov'un olgunluk dönemindeki sanat , bilim , insan ve yaşam hakkındaki düşüncelerinden izler taşıyor. Dönemin Rusya'sı hakkında izlenimler de ediyorsunuz. Özelllikle hikayenin yarısından sonra diyaloglar benim için daha çarpıcıydı. Kitapta, olay ön planda değil. Çehov, bildiğiniz gibi durum hikayesinin üstadı. Bu hikaye de Çehov'un ilginç ve düşünsel bir hikayesi.. Ben bu tarz hikayeleri seviyorum. Elbette Çehov'un daha güzel hikayeleri var.. İyi okumalar...