·400 syf.····Okunma: 01 Aralık 2022 17:46 Bu kitaba birkaç sene önce başlayıp -bana göre kitabı yeterince akıcı bulmadığım için- yarım bırakmıştım. Fakat yarım bıraktığım kitapları bitirmeyi hedeflediğim için tekrar başladım ve bana çok uzuuun gelen ama aslında olabildiğince kısa bir sürede kitabı bitirdim
Eminim ki bilmeyen yoktur fakat adettendir; kitabın olayı Kafka’nın çok kıymet verdiği biricik aşkı Milena’ya yazdığı mektupların bir araya getirilmesinden oluşuyor. Bu aşkın doğuşu ise şu şekilde: Kafka, Milena’dan metinlerini Çekçe’ye çevirmesini istiyor. Milena metinleri çevirip kendisine gönderiyor ve Kafka, Milena’nın kalemini o kadar etkileyici buluyor ki kendisine aşık oluveriyor -tabii pat diye değil, uzun bir mektuplaşma süreci başlıyor aralarında, yaklaşık 3 yıl kadar -
Kitap boyunca Kafka’nın bakış açısına çokça maruz kalıyorsunuz ki bu durum yine kitabı bırakma düşüncesine çok kez itti beni ama direndim. Bunun sebebi de Kafka’nın çoğu yerde neyi istediğini bilememesi, istediği şeyi bildiği halde karar verememesi, sürekli karamsar bir ruh halinde olması vs sayılabilir.
Neyse ki kitabın son kısımlarında Milena’nın da nasıl bir kişilik olduğunu biraz da olsa anlayabilmemiz adına, Milena’nın, Kafka’nın en yakın arkadaşı Max Brod’a yazdığı mektupların bazıları iliştirilmiş. Açıkçası bu beni az da olsa tatmin etti çünkü Kafka’nın kendi içinde, herhangi bir karşılığı olmadan aşkını büyüttüğünü düşündüm yer yer. Böylelikle bu şüphe de silindi.
Son olarak kitap, tavsiye edeceklerim kısmında değil benim için fakat Kafka’nın bakış açısını merak eden ve genel olarak mektup okumayı seven kişilerin seveceğini düşünüyorum. Buraya kadar okuduysanız da çok teşekkür ederim, iyi okumalar