"Şansı yaver gitmiş Bir İhtimal' ya da rast gelmiş bir tesadüf mü?
'Şansı yaver gitmiş bir ihtimal' in hikayesinin anlatıldığı kitabı okuduğunda, başına gelebilecek tek ihtimalin idama mahkum edilmek olacağını bilemezdi akil.
Tahir usta onu bir mezarlığın kuytusuna sürüklediğinde, ne zamandır merak edip durduğu o "oda" yın nihayet görebileceği ihtimali Levend'in aklına hiç mi gelmemişti.
"(...) Rastlantı düşük ihtimalli olayların sebebidir."
" İhtimal sadece bir yanılsamadır. Cehaletin yanılsaması. Bilgisizliğin neden olduğu belirsizlik zihnin sert zeminine düşüp etrafa kaygı kırıntıları olarak dağılmasın diye o zeminin üzerine serilmiş yumuşak bir örtüdür ihtimal. Bir olay ya olur ya da olmaz. Tek bir secenek vardır ki buna tek olduğu için seçenek bile denmez, o gerçek olur. "
" Şüphe inancın hasmı değil aksine en büyük dostudur. "
" Neden düz yürüyemiyorum biliyor musun Levend?dedi.
Çünkü şarap denge hırsızıdır, vücuttan aldığı dengeyi bilince verir. Düz yürüyemiyorsan düzgün düşünüyoraun demektir, unutma. ""
İmkan oldukça gelecekten haber vermek değil
Geleceği belirleyebilmek mümkün, hem de
"Kimse" ye ihtiyaç duymadan!
"Şansı yaver gitmiş bir ihtimal"
İstanbul, 1973... "Şansı yaver gitmiş Bir İhtimal" hikayesinin anlatıldığı kitabı okuduğunda başına gelebilecek tek ihtimalin idama mahkum edilmek olacağını bilemezdi medresenin sevilen hocası Akil.
Tahir usta onu bir mezarlığın kuytusuna sürüklediğinde ne zamandır merak edip durduğu o "oda" yı nihayet görebileceği ihtimali Levend'in aklına hiç mi hiç gelmemişti.
Yaşama dair küçük bir ihtimalin peşindeki Melike, daha önce bir kez olsun düşünmemişti sevginin de bir ihtimal olabileceğini.
Peki ihtimaller tıpkı bir hileli zardaki gibi önceden belirlenmişse?
Nasıl çözülecekti varlığımızı kuşatan sırlar? Bir kitap sayesinde mi? Onlarca, yüzlerce?
Bilgiye varlığın bilgisine, yaşamın anlamına dair küçücük bir bilgiye ulaşmayı vaat etmez mi on binlerce, yüz binlerce kitabın yer aldığı bir kütüphane? Yoksa sonsuza kadar kaybolacağımız bir labirente mi dönüşür?
Her şeyi bilmeye çalışmayı bir bilmezlik kalesini taş taş üstüne kurmalı ve sonra, bilgiye dair nihai bir zafer muştusuyla kuşatıp ele geçirmeli o kaleyi.
Bu, kitaptan sonra da hayat akıp gidecek, değişmeyecek! Ama özgür iradenizle okuyacağınız her şeyde olduğu gibi nçbu kitapta da aksine dair bir ihtimal olduğunu düşünmekten alıkoyamıyorsunuz kendinizi.
Öyle olsun, ama vaat edilen, sadece bir solukta okunacak ancak bir lokmada yutulamayacak bir kitap olduğudur.