Puan vermedi·197 syf.····Okunma: 03 Aralık 2022 10:55 "Dünyanın herhangi bir yerinde elde edilebilecek çok fazla bir şey yoktur. Dünya sefalet ve ıstırapla doludur; ve eğer bir insan bunlardan yakasını kurtarırsa, bilsin ki can sıkıntısı her köşe başında pusuda beklemektedir." sayfa 2
Herhangi bir duygu veya heyecanla renklenmediği kadarıyla günlük olağan hayat yavan ve usandırıcıdır; eğer herhangi bir heyecanla hareketlenirse çok çabuk acı verici hale gelir.sayfa 23
Schopenhaur'a göre insanlar mutlu olamaz. Çünkü Dünya ona göre sefalet ve ıstırap ile dolu. Diyelim ki varlıklı ve huzurlu bir ailede doğdunuz o zaman da can sıkıntısı yakanızı bırakmaz.
Ben şahsen bu düşünceye katılmıyorum. Belki Schopenhaur'ın kendi zamanı için geçerli olabilir ama bugünün dünyasında yapılabilecek o kadar çok aktivite var ki parası ve vakti olan bir insanın can sıkıntısı problemi yaşayacağını sanmıyorum. Ne var ki eğer dış dünyaya karşı çok duyarlı biriyseniz sizi yine mutsuz bir hayat bekliyor demektir
Gelelim benim için kitabın en iyi kısmı olduğunu düşündüğüm "Düşünmek üzerine" kısmına. Schopenhaur düşünmeye kitap okumaktan çok daha fazla önem verir. Çünkü kitaplar başka insanların düşüncelerini ihtiva eder. Oysa ki Schopenhaur her insanın kendi zihnini kullanması gerektiğini düşünür. Buna dair kitaptan bir alıntı yapayım
"Bir insan kendi kendisine düşünerek bir hayli zaman ve çaba sarf ettikten, düşüncelerini bıkıp usanmadan birbirine ulaştıktan sonra bir parça doğruya veya bir fikre ulaşmış olabilir; ama böyle olmayabilir ve aynı şeyi kendisini bunca Zahmete sokmaksızın bir kitapta hazır olarak bulabilirdi. Böyle de olsa, eğer ona kendi kendisine düşünerek ulaşmış ise bu bin kere daha kıymetlidir. Bilgimizi anca! bu şekilde elde etmemiz halinde, elde ettiğimiz şey bütün düşünce sistemimizin bütünleyici bir parçası, canlı bir uzvu haline gelir; böylelikle bildiklerimizle tam ve sağlam bir ilişki içerisinde bulunur; bütün sonuçlarıyla (daha doğrusu tazammunlarıyla) esaslı bir şekilde ancak böylelikle anlaşılır. Kendi düşünme tarzımızın rengini, ayrıntısını ve damgasını ancak böylelikle taşır; ve böylelikle tam zamanında, tam da gereksinim duyulduğu anda ortaya çıkar; bağlandığı yere sapasağlam bağlanır ve asla unutulmaz."sayfa 92
Velhasıl kelam okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. Farklı bakış açıları size kazandıracaktır. İyi günler keyifli okumalar