4. kitapla birlikte hikaye bambaşka bir yöne evriliyor..
diğer kitaplarda olan yoğun savaş ve macera hissini bu kitapta Leto'nun iç dünyasında buluyoruz. sakin ilerleyen ama bir o kadar da yoğun olan bir yolculuk. bir insanın tanrılaşırken bir o kadar da yalnızlaştığını görüyoruz.
hikayede karakter sayısının azlığı ve konunun hep aynı yerde dönmesiyle diğer kitaplardan çok farklı ve ters köşe yapan bi kitap olmuş. ama diğer kitaplardaki yoğunluktan biraz sıyrılıp sakinleşmemiz ve hikayenin yerine oturması için bunun gerekli olduğunu okurken fark ediyorsunuz. hepimizin kendi iç dünyasına ve yalnızlığına dokunan bir Leto var kitapta. bazen tam mutluluğu buldum derken her şeyin nasıl bambaşka evrildiğini de görüyoruz. okumaya başlarken biraz kafa karıştıran ama kendinizi Leto'yla bütünleştirdikten sonra su gibi akan bir kitap.
"yalnızım, hiç olmadığım kadar yalnızım" L.