·352 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Aralık 2022 14:15 Martin Eden?
Çok uzun zamandan beri okumayı düşündüğüm ama bir türlü okuyamadığım Martin Eden.
Hakkında o kadar iyi yorumlar vardı ki, ben Martin Eden'nin mükemmel bir eser olduğunu okuyamadan kabullenmiştim.
Martin Eden ne kadar bir aşk romanı olarak bilinse de; bana göre Martin Eden, ibret alınacak bir öykü.
Peki bu Martin Eden nedir?
İlk başladığımda;
Bir deniz işçinin aşk ile tanışması, nasıl bir pislikte yaşadığını fark etmesi ve bu pislikten nasıl kurtulduğunu anlatan bir öykü, diye düşünmüştüm. Ama okumaya devam edince çok çabuk karar verdiğimi anladım.
"Kendisi için güzelliğe hizmet etmenin sevinci, onun için yeterli bir ücretti. Ve Ruth'u güzellikten çok seviyordu. Dünyadaki en iyi şeyin aşk olduğunu düşünüyordu. Onun içindeki devrimin itici gücü aşk olmuştu; onu kaba bir denizciden bir öğrenciye ve sanatçıya dönüştürmüştü. Bu nedenle ona göre bu üçünden en iyisi ve en büyüğü, öğrenmekten ve sanatkarlıktan daha büyük olan aşktı. Şimdiden, anlamıştı ki kendi beyni, Ruth'un kardeşlerinin beyinlerinin ya da babasının ötesine ulaştığı gibi, Ruth'unkini de geçmişti. Onun bir yıl kadarlık jendi kendi kendine çalışması ve donanımı, dünya, sanat ve yaşam konularında ona Ruht'un sahip olmayı hiçbir zaman umut etmeyeceği bir ustalık vermişti.
Martin, yazar olmak istiyor ama bir gelir sağlayamadığı için hiç kimse ona destek olmiyor ve bütün iş davetlerini redediyor. Bütün gününü yazmakla geçiren Martin, çok sefil bir duruma düşüyor, bazı günler boğazından bir lokma bile geçmeyecek kadar sefillikte yaşıyor.
Bu kadar sefillikte yaşayan Martin'e hiç kimse bir yardım eli uzatmiyor herkes ona: "bir iş bul çalış" ,diye öğüt veriyor, yazmaya dair umudunu yok ediyorlar; ama umudunu hiç kaybetmiyor hep yazıyor ve birgün bütün emeklerinin karşılığını alıyor, alıyor ama çok geç alıyor etrafında hiç kimse kalmamış, bütün sevdikleri onu terketmiş..!
" O zaman kimsenin onu yemeğe çağırmadığı umutsuz açlık günlerini hatırladı. Yemeğe o zaman ihtiyacı vardı."