Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Gönderi

168 syf.
·
Puan vermedi
Zenon’un meşhur Akhileus ve Kaplumbağa paradoksuna benzer yaşamımız. Bir geç kalınmışlık hissi bir elde edememe hüsranı. Oysa bir arzu nesnesidir yaşamı canlı tutan. Arzunun kendisidir. Kendini var eden arzu ve onun sahnesi bizi fantastik kurgusal bir dünyada tutar. Bu bize aittir ve tamamen özneldir. Bu alanda arzu nesnesi bile yoktur. Sadece arzunun kendisi vardır kendiyle vardır ve başka bir şeye ihtiyaç duymaz. Hüsran yoktur bu alanda ‘kaçırdıklarımız’ bu alanın dışındadır ve orada var olmaya devam edecektir. Hayalkırıklıkları ise bu fantastik dünyayı gerçek dünya ile çarpıştırdığımızda ya da gerçekle sınandığında yaşanan durumlardır. Hüsran bizi gerçekle yüzleştirir. Gerçekle sınanırız hergün. Masadan düşen cam bilye gibiyiz aslında. Her zaman gerçeğe çarparız kırılmayız yok olmayız ama zedeleniriz. Bir parçayı bırakırız. Şeklimiz bozulur. Artık düz pürüzsüz bir yüzeye sahip değilizdir. Ama bir pürüzlü yüzeydir bizi hayatta tutan. Sürtünmesiz kaygan bir zeminde ayakta kalamayız. Çıkan o kıvılcımdır bizi daha sağlam ve güçlü kılan aynı zamanda da mutlu eden. “Hüsranı katlanılır kılan düşüncedir ve düşünceyi mümkün kılan da hüsrandır.” Sıradan yıkıcı hayal kırıklıkları, bastırıldıklarında intikam almak için geri dönerler. Yaşamış olabileceğimiz hayatları düşününce, kaçırdığımıza şükrettiğimiz pek çok hayatın yanı sıra, bundan o kadar da emin olmadığımız bir dolu hayat,kendimizin bir dolu versiyonu vardır. Benliğimiz bir birlik olmaktan çok bir topluluktur ve biz herbir benliğimizi bir yerden ödünç almayız. İçimizde yetiştiririz bir sürü beni ve bu doğumla başlayıp ölüme kadar devam eden edecek olan bir süreçtir. Bu benler arasındaki mesafe bizim acı kaynağımızdır. İdeal ben ile olan gerçek benler arasındaki mesafe acı sebebimizdir. Bu mesafeyi kısa tutmak kaçırdıklarımızı azaldır. Ve biz ötekinden yonttuğumuz ben algımızla yaşarız. Bu bizim zorbalığa uğramamız anlamı taşır ve bütün zorbalıklar başka birinin ihtiyaçlarını tamı tamına anlama iddiası taşır. Toplumsal alana kurban ettiğimiz kendi gerçek arzularımız daima vardır; çünkü toplumsal gerçeklik bir kurgudur. Gerçeklik ancak kendi gerçeğimiz tarafından parçalanabilir tabii buna izin verirsek. Çoğu zaman buna izin vermeyiz sebebi ise sevgi talebimizdir. Gerçek arzumuz bizi aciz durumda bırakabilir ve biz bunu asla istemeyiz. Çünkü, sevgi ve doyrulma ihtiyacımızı gidermemiz gerekir. Kaçırdıklarımız ise tatmin olmamak ve hüsran ile haz almak ve mutlu olmak çizgisi arasında ki cizginin dışında kalanlardır. Ve daima biz yaşamadığımız dwneyimler hakkında daha çok şey söyleriz. O konuda daha çok bilgiye sahipmişiz gibi. Oysa o kelimeler daha çok o arzunun kendi kendine oluşturduğu dünyadan yansıyan kelimelerdir. Gerçekle asla sınamadığımız kelimeler. Yaşadığımız bu zaman ahir bir zamandır ve bu zamanlar bize haz ve boşal demektedir. Haz alma yolunu da göstererek yapar üstelik bunu. İşin aslı, tüketime dayalı kapitalizm bizi kendimizi ve ne istediğimizi bilmenin erdemleri ve kolay elde edilen hazları doğrultusunda eğitir. Eğitim sürecimiz tamamlandığında göçmüş olacağız bu dünyadan. O zamana kadar arzunun yitik nesnesi bize yolumuzu gösterecek. Kaçırdıklarımızı hep ya bilinçaltına iteceğiz ya da onlar hakkında bolca hayal kurup hayıflanacağız. Gerçeklik ise bizi kırıp bükecek hüsran bizi kamçılayacak.
Kaçırdıklarımız
KaçırdıklarımızAdam Phillips · Metis Yayıncılık · 20181,786 okunma
·
2.228 görüntüleme
Fatma Toksoy okurunun profil resmi
Uff çok güzel bir inceleme yazısı olmuş.. cam bilye örneğinden çok etkilendim.. insanlarla paylaşacağım bir örnek bu.. elinize sağlık 👏🏻💚
OkuryazaR okurunun profil resmi
Çok teşekkür ederim beğenmenize sevindim. Sağ olun 🙏🏻
Maya okurunun profil resmi
Kitaptan daha iyi bir kitap incelemesi olmuş. Emeğinize sağlık;)
duru okurunun profil resmi
çok güzel yazmışsınız 🧚‍♀️
OkuryazaR okurunun profil resmi
Teşekkür ederim sağ olun🙏🏻
OkuryazaR okurunun profil resmi
Teşekkür ederim sağ olun efendim. 🙏🏻
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.