Birthday Girl yakın zamanda Dex tarafından yayımlanacak. Çeviri yüzünden kafayı yememek adına orijinalini okuyayım dedim.
Doğum Günü Kızı günümü güzelleştiren bir kitap oldu ;)
Jordan, on dokuz yaşında genç bir kadın. Ailesi tarafından kendi haline bırakılmış. Annesi, ablasıyla onu terk etmiş. Babası ise bilmem-kaç-defa yeniden evlenmiş ve şu anda yeni karısıyla karavan gibi bir yerde yaşıyor. Jordan, böyle bir ortamda bulunmak ve ablasına da yük olmak istemediğinden kendi başının çaresine bakıyor. Bu arada ablası da kendi hayatını kazanmak için striptiz kulübünde dansçı olarak çalışıyor. Jordan'a daha fazla para kazanması için kulüpte dansçı olarak çalışması konusunda pasif agresif baskı da yapıyor. Fakat Jordan, barda çalışıp erkek arkadaşıyla birlikte yaşıyor.
Kendi bedenini kendi isteğiyle, istediği kişiye sunmak istiyor. Topluma sunmak gibi bir şeyle ilgilenmediğini birkaç defa söylüyor.
Erkek arkadaşı... Bu velede yumruk, tekme ve kafa atmak istiyorum. Kızımız, güzel bir gelecekleri olması için kendini paralıyor ama beyefendi içip bütün parasını partilemeye harcıyor. Anladık on dokuz yaşındasın ama tek başına değilsin be adam!
Her neyse sinir bozucu olan kısım sadece bu da değil. Bu sözde erkek arkadaş sürekli Jordan'ımı ekiyor. Kızımız barda çalıştığı ve arabası bozuk olduğu için onu almasını rica ediyor. Fakat bilin bakalım kim sarhoş olup da gelmiyor? :) Hem de doğum gününde...
Sıkıntılı bir ilişki. Fakat sanırım artık alışkanlıktan olacak, Jordan bunları sineye çekiyor. Doğum gününde erkek arkadaşının onu çalıştığı bardan almasını beklerken boş zamanını sinemaya giderek değerlendirmek istiyor. Mmhm~ İşte müthiş Mr. Lawson ile burada tanışıyoruz.
PIKE LAWSON, tamam, içimden attım devam edelim~
Bay Lawson olgun bir bey. Ehehe. Gerçekten. Adam otuz sekiz yaşında. Ama kızımızla tencere kapak misali uyumlu olduğu ortaya çıkıyor. Yaş farkı çok fazla. İlk başta beni rahatsız etmişti. Yani öyle 5-6 yaş da değil, 19 yaş. Üstelik Jordan'ın erkek arkadaşının babası. Hani derler ya "Senin yaşında çocuğum var benim!" Olay bu. Bay Lawson'ın oğlu da kızımızın sevgilisi. DRAMA burada başlıyor.
Olayların hepsini anlatmak bana düşmez, kitap çıktığında herkesin eline alıp okumasını isterim. Ama inanılmaz bir bedensel, zihinsel, ruhsal çekim var. Ah bir de Pike Lawson'ın karısı olacak sümüklü böcek var... Neyse, kötüyü anmak istemiyorum. Okuyun ve sövün.
Duygular inanılmaz bir şekilde işlenmiş ve sırf bu yüzden kitabı elimden bırakamadım. Sabah başladım ve birkaç saate bitmişti.
Yetişkin içerikli bir kitap. Az buz değil, o nedenle bunun bilincinde olarak okumanızı tavsiye ederim.
Genel itibariyle eğlenceli, duygusal ve akıcı bir kitaptı. Keşke daha önce elime alsaymışım.
" I haven’t even lit any candles, because I don’t know what to wish for when I have to blow them out." (Mumları üflemem gerektiğinde ne dileceğimi bilmediğim için onları hiç yakmadım bile.)