Ön bilgi notuna göz atmak için: #188679117
- Epiktetos ve Düşünce Altyapısı -
Epiktetos, Yunan filozof ve Stoacı bir öğretmen olarak bilinir. Roma döneminde yaşamıştır ve yaptığı çalışmalar, Stoacı filozoflara ve diğer felsefî akımlara önemli bir katkı sağlamıştır. Stoacılık hakkında yaptığı çalışmalarında, insanın mutlu olabilmesi için kendi iç dünyasını kontrol etmesi gerektiğini savunmuştur. Böylece, insan dış koşullardan etkilenmemiş, mutlu bir yaşam sürebilir. Epiktetos, ayrıca insanın doğası hakkında da kapsamlı bir düşünce geliştirmiştir. Kısaca, insanlar mutluluğu ve huzuru, düşüncelerine ve davranışlarına sahip oldukları özgürlük kadarıyla bulabilirler.
--- Bundan Sonrası Spoiler İçerebilir ---
- Okuduğum Eserleri Üzerine -
| Enkheiridion
Bu metin, Epiktetos’un düşüncelerini ve öğretilerini içermektedir. Enkheiridion, Yunanca’da “el kitabı” anlamına gelir. Bu metni yazarken, insanların yaşamlarını daha mutlu ve anlamlı hale getirebilmeleri için gerekli olan temel prensipleri açıklamıştır. Enkheiridion, insanların doğal olarak mutlu olmak istediklerini ve bu mutluluğu elde etmek için düşünmeyi öğrenmeleri gerektiğini vurgulayan bir eserdir.
Epiktetos, insanların düşüncelerinin ve davranışlarının kendi mutlulukları üzerinde büyük bir etkisi olduğuna inanır ve bu nedenle insanların düşüncelerini ve davranışlarını düzgün bir şekilde yönetmeleri gerektiğini vurgular.
| Düşünceler ve Sohbetler
Bize ait olmayan tikeller ve maddesel şeyler üzerinden övünç beklemememiz gerektiğine dikkatleri çeker burada filozof. Örneğin ben güçlü ve hızlı biriyim dersen, aslan senden daha güçlü; çita ise senden daha hızlıdır. Ama ne zaman ki insanı, hayvandan ayıran özelliklerin üzerinden gelişme kat edersen; işte o vakit bir şeylerin farkına varmışsın demektir.
Diyelim ki akıl ve duygu yönünden kendimizi geliştirdik ve bu seferde karşımıza nefsani övünç duyma ve ego tatmini denilen psikolojik etmenler karşımıza çıktı. Hah! İşte bu sefer ikinci bir tehditle karşı karşıya olduğunu unutma. Eğer ki riyakârlığa kayarsan Epiktetos’un da dediği gibi bilge falan değil “hokkabaz” olmaktan öteye geçemezsin ey insan! Ancak bu ikinci engeli de aşarsan işte sen tamamsındır.
Bir başka hususa bakacak olursak; insanın kendisinde yer edinen geçici şeylere bağlı olmaması gerekliliğidir. Örneğin güzellik ile övünmek ve onu her şeyden üstün tutup kullanmak, bir budalanın işidir. Öte yandan zamanla yok olacak şeylere olan hayranlıklar bizleri bir esir yapmaktan öteye geçemez. Ne vakit ki; bedenin ölümünden değil de ruhun ölümünden korkarsak ihyâ oluruz.
| İçsel Huzur İyi Yaşamın Kapısını Açar
Aşağı-yukarı bu eserinde de benzer hususlar ele alınmıştır. Yine de dikkat çekici birkaç yere bakmak gerekirse; özgürlüğün hiçbir şey dilememekten geçtiğini söyleyebiliriz. Özellikle de başkalarına bağlı isteklerden vazgeçmek gerektiğinin altını çizer filozof. Aksi takdirde bir ömür köle olarak kalabilirsiniz diye uyarısını da yapar.
Sizce de öyle değil midir? Yani bir başkasına dayalı gerçekleşebilecek şeyler üzerinden beklentiye girmek ve arzu etmek, bizleri o kimsenin buyruklarına göre endekslenmiş bir yaşamımız olup çıkmak mı? Pek tabi ortada “ben” diye bir şey kalmayıp; Horowitz’in bağlanma kuramında da geçtiği üzere “saplantılı” kişilikler ortaya çıkıp kendinden ödün veren ve değersiz gören bireyler türemiş olmaz mı? Ekleyin siz buna: Erikson’un “ipotekli” kimliğe sahip olan bireylerden oluşan bir toplumu. Nihayetinde Epiktetos’un da dediği gibi “başkalarını memnun etmeye çalışmak tehlikeli bir tuzaktır.”
EnkheiridionEpiktetos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,661 okunma