Herhangi bir siyasi angajmana ve edebi akıma yönelmeden sanatçı duruşunu korumuş bir şair, bir fikir adamıdır. Sanat hayatı boyunca gösterdiği bu şahsi duruş, onu bireysel algılamaların merkezine hapsetmez, bilakis bu tür bireysel algılamaları insana özgü oluşlar ekseninde ele almaya, yorumlamaya ve dışa vurmaya iter. Şiirlerindeki arka planı oluşturan bu bireysel duyuş ve metaforik yönelimler ışığında psikolojik bir derinliğe erişmektedir. Bu noktada, düşten çok deneyimlerine ve çocukluk hatıralarına başvuran şair, gerek kullandığı dil gerekse sergilediği imajlarla insanın alelade yaşam içerisindeki duyuş ve duruşunu şiirin gündemine taşır. Necatigil’in belirgin özelliklerinden biri de şiirlerinde mutsuzluğun, hüznün egemen olmasıdır. Fakat ondaki mutsuzluk, bilinen anlamından farklıdır. Büyük bir mutsuzluk değil, ama ince ve derin bir duygudur.