Selamlar. Başucumun en nadide gözdesi, canım dergim. Bu sayısıyla yine beni mest etti. Bir çok altı çizili cümlem, heybe dolu, gönlüm dolu kapattım son sayfasını.
Sevgili Atatürk 'Geçmişini bilmeyen toplumlar geleceğine yön veremez.' demiştir. Ve bu sözü sanki bu sayının ana teması gibiydi. Bizim için değeri yitilmemesi gereken insanlar ve durumlar vardır. Lakin biz insanoğlu nankörlük üstüne yaşadığımız için unutuyor ya da önemsemiyoruz malesef. Demem o ki insanın bugünü geçmişinden gelir ve en önemlisi o değerlere sahip çıkmaktır.
Bu sayıda şiirleri şarkılar olmuş dilden dile konmuş ve kesinlikle geçmişimizin göz bebeği #YunusEmre teması işlenmişti. Her bir öykü, deneme, şiir birbirinden keyifle okuttu kendini.Sayesinde yeniden araştırma yaptım ve yaptıkça Yunus Emre doldu ruhuma.Şarkıya çevrilmiş şiirleri eşlik etti okumalarıma. Anlayacağınız her gece uyumadan önce gözlerim kapanana dek tadından yenmez bir şölen oldu bana. Gözümü kapatıp o sofraya buyur ettim kendimi. Ne sofrası diye soracak olursanız dostlar, bu tamamen bir gönül sofrası.. Ozaman sizleride bu sofraya davet etmek benim boynumun borcu olsun. Haydi dostlar gönlü doyurmaya buyrun..
'Ben yürürüm yana yana
Aşk boyadı beni kana
Ne akilim ne divane
Gel gör beni aşk neyledi
Mecnun oluben yürürüm
Dostu düşümde görürüm
Uyanır melul olurum
Gel gör beni aşk neyledi'