Gönderi

“Bir an için; ama yetiyordu. Beklenmedik bir aydınlanmaydı, insanın önüne geçmeye çalıştığı bir utancın pembeliği, sonra yayılır bu pembelik ve insan boyun eğer onun egemenliğine, doruğa sıçrar birden, titreyip kalır, dünyanın üstüne doğru geldiğini duyar, şaşılacak bir anlamla yüklü, incecik deriyi yırtıp fışkıran, olağanüstü bir avutma gücüyle yaraların berelerin üstüne akan, bir hazzın basıncıyla. O zaman o an için bir aydınlanma olmuştu; çiğdemin yüreğinde yanan kibrit; neredeyse öz sözcüklerini bulacak bir iç anlam. Ama yakın olan, usulca uzaklaştı; sert, yumuşadı. Bitmişti –o an.”
Sayfa 37 - İletişim YayınlarıKitabı okudu
·
11 görüntüleme
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.