·528 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Aralık 2022 22:26 Sissoylu serisinin 7. ve son kitabı Kayıp Metal, temposu hiç düşmeyen konusu, 350 yıl önce yaşanmış olaylar ile kurduğu bağlantılar, metal sanatlarını esas alan özgün büyü sistemleri, epik bir dünyanın birbirini izleyen iki çağ boyunca gelişiminin mitler,teknoloji, efsanevi karakterler üzerinden yansıtıldığı etkileyici kurgusu ile çok beğendiğim bir kitap oldu .Özellikle Brandon Sanderson'ın Kozmer evreninde geçen Fırtına Işığı Arşivi serisi ve Sınırsız Arcanum kitabı ile kurduğu şaşırtıcı bağlantılar sebebi ile bu kitaplardan sonra okunmasının konuyu daha anlaşılır kılacağı düşüncesindeyim.
Waxillium Ladrian, politikaya atılmış ve Elendel Senatörü olmuştur. Dedektif Marisa Combs ve ortağı Wayne ise polis teşkilatında görevlerine devam etmektedir. Yeraltı tünellerinde kanun dışı faaliyetlerin yürütüldüğü duyumu ile harekete geçen Marisa ve Wayne, güçlü Allomanserlar'ın başrolde olduğu bir çete ile yüzyüze gelir. Tanrı Ahenk ile bu gruba dair iletişime geçen Waxillium Ladrian ise Tanrı Trell ve amaçlarına dair öğrendiği bilgiler ile senatodaki görevi ve kanun adamlığı arasında karar vermeye çalışmaktadır. Gizli bir plan ile harekete geçen dedektifler Marasi ve Wayne'i; Tanrı Trell ve ordusu, başkent Elendel'e yöneltilmiş bir bomba, farklı gezegenlerden gelen ve Scadrial'ı koruma görevi üstlenen olağanüstü becerileri olan bir topluluk ile yüzyüze getirecek macera bu şekilde başlar.
Epik bir evrenin bilimkurgusal olgular ile harmanlandığı , Tanrılar, farklı gezegenler, değişik güçlere sahip varlıklar, boyutlar, büyü ile teknolojinin paralel ilerlediği bir dünya gibi unsurlarla birlikte karakterlerin içsel yolculuklarının çarpıcı bir şekilde yansıtıldığı bu kitap ve seri, özgün bir kurgu arayan ve Brandon Sanderson'ın üslubunu seven herkese önerimdir.