Eserdeki karakterlerden birisi olan Kenan Kaya eski dönemde yaşayamadığı aşkını bu sefer ‘sevda imalatçılığı’ tanımıyla adlandırarak yaşamak ister. Bir nevi durumda senaristliği üstlenen Kenan Kaya projede aşk romanı için oğlu Caner’i seçer. Kenan’ın babası olan bakır Ağa nüfuslu ve zengin bir adamdır. Annesi Sinem ise kimsesiz ve yoksul bir kadındır. Bakıra kendi yetersizliklerini örtbas etmek için eşi ve oğlundan sevgiyi esirgeyen bir adamdır. Psikolojik ve fiziksel şiddet uygular.
Oğul ve anne sevgi eksiğini çiftlik kahyası olan Feyzi Efendi’de tamamlar. Feyzi Efendi Sinem ile kadın bir dost olur. Kenan’ın annesinin ölümü için intihar süsü meydana getiren babası bakır ağanın da sonu Sinem gibi olur. Kenan babasının tek varisi olarak servetin sahibi olur.
Üniversite okuduğu sırada tanıştığı Mercan’sa hayatının aşkıdır. Evlilik hazırlığı yapıldığı sırada Kenan’ın bir başkasıyla ilişkisi ortaya çıkar ve bebek haberi ile ayrılırlar. Kenan hem mercanı kaybetmiş olur hem de erken doğum yapan sevgilisini ve bebeğini de kaybeder.
Mercan ayrılıkların ardından Lübnanlı bir gazeteci ile evlenir ve Beyrut’a taşınır. Efsun isminde bir kızı olur. Kocasının ölümünün ardından Çanakkale’ye yerleşen Mercan’ın kızı Efsun da babası gibi gazetecidir. Kenan’ın oğlu Caner doğumda öldüğü zannedilen ancak bir başkası tarafından büyütülüp okutulan bir çocuktur. Yıllar sonra Fevzi Kahya dan edindiği tüm bilgilerle Kenan Kaya Mercan ile yaşayamadığı aşkını Caner ve Efsun’un yaşamasını ister.
Proje içerisinde iki genç farklı olan ancak aynı içeriğe sahip işlere alınır. Birbirinden habersiz şekilde diğerinin yaşadığı yerleri gezerler. Bir süre sonra bu durumu fark ederler. Ancak durum Kenan Kaya’nın hayalini kurduğu gibi sonlanmaz. Eserin sonunda Caner babasının ne yapmayı amaçladığını ve kendi hikayesini öğrenir. İlk etapta ona kızar ancak daha sonra anlayışla karşılar. Süreç Kenan’ın hayalinde kurduğu aşk romanı gibi işlemese de; Caner ve Efsun kendi hikayelerini yazmaya başlarlar.