Puan vermedi·288 syf.····Okunma: 13 Ocak 2023 01:56 İlk okumaya başladığım an ve bitirdiğim ana kadar geçen zaman aralığını göz önünde bulundurursak, eserin adı ve içeriği ile trajikomik bir kesişme içinde olduğunu söyleyerek başlamak isterim: Uzun, yokuşlu ve tufanlı bir okuma sürecini geride bırakmış bulunmaktayım; bu haletiruhiye içerisinde naçizane inceleme/eleştiri yazıma başlıyorum.
Ömürlük bir rehber ve başucu kitabı olmayı fazlasıyla hak eden; kesitlerinin defalarca kez, sık sık okunması gerekliliğine güvendiğim bu "rehberin" yazarı olan Jules Payot, ünlü bir Fransız pedagog ve eğitimci olarak biliniyor. Öncelikle eserin teknik yapısı ve dil kullanımı yönündeki fikirlerimi okuma deneyimlerimle birleştirerek aktarmak istiyorum: Payot bu çalışmasını 1895 yılında tamamlamış ve elimizdeki işbu eser tek kitapta birleştirilmiş olup, ilk versiyonlarında ayrı olan, beş bölümden oluşmakta. İlk üç bölüm içeriğin kabaca "teorik" kısmıyla ilgilendiği için olsa gerek anlatım, kullanılan dil fazlasıyla karmaşanın hakim olduğu ve anlaşılması güç bir dil ile okuyucuya yansıtılmaya çalışılmış(!). Bu nedenle bu üç bölümü okuma esnasında ilerletmekte çok zorlandığımı itiraf etmeliyim.
Bu kitabın gerçekten faydalı olması ve sindirerek ilerlemem gerektiğine inanarak, okumamın her tıkandığı yerde kitabı elimden bırakmak durumunda kaldım. İlk denemelerimde, tümcelerin akıcılığa kavuşamamasının müsebbibi olarak kendimi bildim. Fakat kitabı tekrar, tekrar ve tekrar elime alıp ilerlemeye çalıştığımda nihayetinde bunun tamamen kitaptan kaynaklı olduğunu fark ettim. Kitaba yüklediğim bu kusuru yine de hala yazarın kendisine yüklemiş değilim: Çünkü bunun büyük oranda Türkçe okumayla ilgili bir karmaşa olduğuna; buna bağlı olarak da çeviri ve kitabın redaksiyonel bazda bir probleme maruz kalmış olabileceğine kanaat getirdim. Özellikle uzun cümlelerde virgül eksikliğini ve iç içe geçmiş cümlelerin rahatsızlığını fazlaca hissettim. Bu minval üzere bu "rehberi" deneyimlemek isteyenlere özellikle çok daha popüler ve kaliteli bir yayınevinden edinerek okumalarını tavsiye ederim.
Biraz da kitaptan ve içeriğinden bahsetmek istiyorum: Eser, yazarın da belirttiği üzere ağırlıklı olarak 18-25 yaş arası öğrencilere hitap ettiğini belirtmeliyiz.* İrade Eğitimi kaleme alınırken ve farklı perspektiflerden değinilirken, çalışkanlık ve tembellik üzerinden öğretilemeye çalışılmış. Temelde irade kontrolünün en büyük dostunun, en güzel erdem olan çalışkanlık olduğu aşılanmaya çalışılmış. Şahsen, okumamda en çok bunu hissettim. Eleştirel kısımda da belirttiğim sorunlara rağmen, kitabı etkileyici buldum. Bunun yanında, kitabın özellikle bir öğrencinin yaşam döngüsü ve ilerleyişinde yaşayabileceği problemleri ana başlıklar altında birleştirerek değinme şekli birçok kişi için eminim ki çarpıcı olacaktır. Bir bakıma kitabın bu versiyonunda Türkçe'ye sağlıklı işlenememesi dahil bunun önüne geçememiş, denebilir. Bu bölümde kabaca değinmek istediklerim bu kadar.
Kitabın okuduğum baskısıyla ilgili eleştirilerimi biraz daha açmak istiyorum: Evvela, baskı ve çeviri versiyonundan kaynaklanan aksaklıklardan dolayı belki de yüzde beşlik bir kısmı bende kalıcı olmuştur. Buna rağmen bu bile okurken ve sonrasında büyük, acı bir pişmanlık hissine kapılmama vesile oldu… Evet, pişmanlık: Zira bu eseri neden yıllar, yıllar öncesinde tecrübe ve rehber edinebilme şansı ve bilincine vakıf olamadığımın pişmanlığı. Ben, bu kitabın belki biraz düzenlenerek ve eklemeler yapılarak; özellikle bizim ülkemizde; gençlerimiz ve öğrencilerimize eksikliğini hissettiğimiz bir rehber olarak sunulması gerektiğine inanıyor; en etkileyici romanlardan, hikayelerden, şiir derlemelerinden farklı bakılması gerektiğini düşünüyorum. Velhasıl, bu eserden genç bir bireyin, birey olabilme ve yaşam yolculuğunda bir rehber olabileceği gücünü hissettim. Belki abartılı da bulabilirsiniz, ama hemen herkes için yeni bir şeylerin kapısını aralayacağına eminim. Bu doğrultuda da bu eserin eğitim sistemimizde lisans/yüksek lisans tezi gibi, liselerde mezuniyet vizesi olarak okutulması durumunda genç bireyler için çok daha aydınlık bir geleceği kendi iradeleri ile inşa edebilmelerini, en azından daha mümkün kılmaya yardımcı olacaktır. Naçizane değerlendirme ve düşüncelerimi burada sonlandırıyorum. Keyifli nice, nitelikli okumalar diliyorum.
——————————
* 18-25 yaş aralığı dışında kalan bireylerin de bu kitabı göz ardı etmemesi gerektiği kanısındayım. Yaşayacağınız tek pişmanlık, neden daha önce okumadığınız yönünde olacaktır.