“ Bir insan neden intihar eder? ” sorusu ara ara aklıma takılır, cevabını bulamam ve silinir gider.
Veronika'nın sebebi hayatın monotonluğu ve bu yüzden yaşamaya değer olmamasıydı. Bunu ise hiç anlayamadım, şunu düşündüm:
İntihar ederek, inançlıysa sonsuz bir azaba, inançlı değilse sonsuz bir bilinmezliğe gitmeye cesaret eden bir insan, aynı cesareti nasıl her şeye rağmen yaşamını değiştirebilmek için kullanamaz?
çoğunlukla depresif biriyim ama intihara meyilli değilim. Yine de bu düşünce zihnime yerleşse, önce hiçbir şeyi ve hiç kimseyi düşünmeden terk etmeyi, mantıklı mantıksız ne varsa deneyerek hayata tutunmayı denerdim ölmeden önce.
(Belki de bunu ölüm korkumu aşmadan anlamam mümkün değildir.)
Kitaba başlarken sonunda vazgeçeceğini tahmin ediyordum ama bunun nasıl olduğu çok hızlı geçilmiş gibi geldi. En sonunda hayata dönen Veronika “anı yaşa”maya başlıyor. Bunun hayata tutunmak için çok ama çok yetersiz olduğunu hatta bir yerde durumu daha da kötüleştireceğini düşünüyorum. Bir gün, iki gün, üç gün bu motto işe yarar evet, sonrasında ise "her istediğini yapan ama mutlu olamayan" bir insan çıkar ortaya. Hem de bu defa 'denemenin' kat kat üstünde olan 'deneyip de tatmin olamamanın' kederine bürünmüş bir mutsuz insan.
Çözüm şudur demeyeceğim, ama yaşamın amacını aramanın ve bulduğumuzda içimize sindirmenin yaşamaya devam etmeye değeceğini söyleyebilirim.
Not: Burada yazdıklarımdan daha açık ve beğendiğim bir inceleme: #151565441