Serinin üçüncü kitabına ve geri kalan kısmına genel bir bakış attığımızda Harry Potter benzeri olduğunu düşünen bir kesim var ve haksız da sayılmazlar çünkü işte okul var, arkadaşlar var, kötü adam var, maharetler var...Aynı zamanda 5 yıl önce Harry Potter okuduğum dönemde hissettiklerim bir deja vu olarak karşıma çıktı lakin evrenler bambaşka. Benzerlik bir yanılsamadan ibaret. Nevermoor evreni çok güzel, ince düşünülmüş ve renkli yaratılmış. Dili de oldukça akıcı. Fakat akıcı olmasına rağmen sanki anlatmak istediklerini daha kısa da anlatabilirdi. Yine de akıcı olduğundan zevki bozulmadı sadece tekrara itti arada kitap kendini keza akıcı olmayan ve uzun bir yazı katlanılmaz olurdu. Şimdi spoiler verebilirim, dikkat!
SPOİLERLI..!
Üçüncü kitabın konusundan bahsedecek olursak Wunderous Cemiyeti'nde ikinci yıllarını geçiren 919. ekip derslerine devam ederken Morrigan bir Wundersmith olarak kimsenin bilmediği cemiyetin Wunder Beceriler bölümünü öğrenip orada "Aşağılık Yöntemleri" öğrenmeye başlıyor. Bu sırada da Wunder hayvanları, normal hayvanlara hatta muhtemelen onlardan da beter bir yırtıcılık kazandıran ve Wun hayvanların ruhlarını koparan bir virüs salgını oluyor. Bu şekilde de ortalık feci şekilde karışıyor. Benim görüş açım özellikle bu kitapla ilk iki kitaptan beri okuyucuya "KÖTÜ KARAKTER" olarak lanse edilen Ezra Squall'a kaydı. Aslında harbiden Ezra ile ilgili hiçbir şey bilmiyoruz ve bu kitap sonunda Morrigan ile imzaladıkları usta çırak anlaşması neticesinde devam kitabında onu daha iyi tanıyacağımıza, katil-dışlanmış Wundersmith adı altındaki sırlarını öğrenip ters köşe olacağımıza eminim. Ezra'ya gerek Morrigan'ın bürümcük derslerinde ve genel tutumundan ötürü epey kanım kaynadı sanırım. Tıpkı Morrigan gibi iyi olsun istiyor da olabilirim. Umarım yazar güzel kurgulamıştır, potansiyeli çok yüksek şu ana kadar okuduklarımın. Herkese de tavsiye ediyorum, oldukça eğlenceliii!!