·230 syf.····Okunma: 31 Ocak 2023 03:58 Çok tatlı, içimi sıcacık eden bir kitap okudum. Bu kadar seveceğimi hiç tahmin etmezdim ama altı kadının dostluğunu anlatan bu kitaba kalbimi verdim arkadaşlar. Son sayfasında neden biraz daha yok diye sızlandım ki yazar devamını yazsa hiç düşünmeden alır okurum.
Bir mutfak atölyesinin sıcacık ortamına misafir oluyoruz kitapta. Birbirinden tatlı altı kadının farklı sebeplerle bir araya geldiği bu atölyede harika sohbetlere, birbirinden lezzetli yemek tariflerine ve birbirlerine olan desteklerine şahit oluyoruz. Karakterlerin hepsini ayrı ayrı o kadar sevdim ki. Hepsi çok sahiciydi ve her biri ayrı bir kitap gibiydi.
Azra'nın eşi ile birlikte evliliğini kurtarmak için yemek atölyesine gelmesiyle başlıyor kitap. Ancak eğitim tamamlanamadan mutfakta bir yangın çıkıyor ve bu yangın o an eğitimde olan altı kadının tekrar tekrar o mutfakta bir araya gelmesine sebep oluyor. Azra'nın yeniden doğuşu, Nesteren hanımın anaçlığı ve zarifliği, Seda'nın yumuşak tavırları, Nadide hanımın tatlı halleri, Zenan'ın uçarılığı ve en çok Mahide hanımın iğneleyici lafları... Mahide hanım kitap boyunca en keyif aldığım karakterdi. Kız kardeşini sıkça azarlasa da eski toprak derler ya, yerinde hortlattığı atasözleriyle tam bir Anadolu kadınıydı.
Hepsini çok sevsem de kitap boyunca hep Azra'nın hikâyesi nasıl ilerleyecek diye meraklandım. Ve harika bir son oldu hepsi için. 230 sayfada altı kadının hayatını öyle güzel aktarmış ki yazar hayran kaldım. Yaş farklarına rağmen çok güzel bir dost meclisi oldular. Anlatımı çok sevdim. Hele mutfak sahnelerinde o sıcaklığı hissetmemek mümkün değil. Özellikle yemek pişirmeyi seven biriyseniz :)
Keşke daha uzun olsaymış. Tadı damağımda kaldı resmen. İyi ki yazar ile fuarda denk gelmişiz, iyi ki kitabını hediye etme inceliğinde bulunmuş. Gerçekten çok mutlu oldum tanıştığım için. kaleminin daim olmasını diliyorum. Bilmiyorum yazar mı ama ben bu ekibi tekrar okumak isterim kesinlikle.