#spoiler içerir
Yani bilemedim.
Bu seriyle ilgili karışık hislerim devam ediyor. İlk kitaba olan beklentim bir hayli büyüktü ve okuduktan sonra hayal kırıklığına uğramıştım. Yine de gidişatı merak ettiğimden Yabancı Bir İlahi’ye de bir şans vermek istedim ve sanırım yine aradığımı bulamadım.
Öncelikle yazarın aksiyon/romantizm/gizem dengesini iyi kuramadığını düşünüyorum. Kitabın yarısı boyunca Des ve Callie’nin cinsel çekimini okuduk ve bu sırada olayın gidişatını etkileyecek pek bir olay olmadı. Bu çifti ben seviyorum, özellikle de Des’i ama keşke kurgu daha iyi adapte edilseydi bu ilişkiye. Beni rahatsız şeylerden bir diğeri ise yine aynı ilk kitaptaki gibi bazı önemli sayılabilecek olayların çok üstünkörü bir şekilde geçilmesiydi. Böyle olunca gerçekten bütün tadım kaçıyor.
Hemen araya şunu da ekleyeyim. Bu Temper’ın olayı nedir ? Bunu cidden soruyorum. Des’in krallığına elini kolunu sallayarak girişinden tutun kitap boyunca söylediği her şey yaptığı her hareket aşırı gereksiz ve saçma bir karakterdi okuma zevkimi kaçırdı resmen. Kurgunun gidişatına hiçbir faydasının olmaması da cabası. Yine aynı onunla birlikte Malaki de gereksiz karakterlerden biriydi ve sanıyorum üçüncü kitapta yine maruz kalacağız bu ikiliye. Bunu da söylemeseydim olmazdı: Kitap boyunca Callie’nin çok fazla saçma davranışı oldu ona da anlam veremedim. (Mara’nın kucağına oturmasından tut Des'in askerleri kaçıran kişi olabileceğinden şüphelenmesine kadar).Yazar neyi denemek istemiş anlamadım.
Son olarak da kitabın gizem tarafına değinmek istiyorum. Fauna Sarayında askerleri kaçıran kişi ben buradayım diye bağırıyordu resmen ama bizim ultra zeki dedektif Callypso ve kaç yüz yaşındaki kocası bunu ayamadı. Ağaçların kanamasıyla ilgili mevzuyuda ilk okuyuşta çözdüm zaten. Demem bu anlamda da istediğimi bulamadım.
Üçüncü kitaba devam eder miyim bilmiyorum.