·282 syf.····Okunma: 04 Şubat 2023 02:04 Biri size yaptığınız tercihlerle sonsuz sayıda hayatının olabileceği ve isterse bunları aynı anda deneyimleyebileceğini söylese muhtemelen onu pek de dikkate almazdık. Çoklu evrenler, kara delikler, zamanda yolculuk gibi günümüzün popüler konuları şu sıralar herkesin dilinde. Bazılarımız bu konulara kafa patlatmakla meşgul şu sıralar. Yazar Matt Haig de muhtemelen “ sonsuz sayıdaki tercihlerimizin yarattığı sonsuz hayatları deneyimleyebilseydik nasıl olurdu ? “ sorusuna cevap bulabilmek için “ Gece Yarısı Kütüphanesi”ni yazmış. Kitabın baş karakteri Nora Seed hayattan tamamen ümidini kesmiş hayatını bitirme eşiğindeyken kendisini zamanın durduğu ölüm- ile yaşam arasında yani arafta olan bir kütüphanede bulur. Bu kütüphanede yaptığı her tercihin karşılığında bir hayat vardır , Nora bunları tek tek deneyimler. Deneyimledikçe de hiçbir hayatta istediğini tam manasında bulamaz, her seferinde kütüphaneye geri döner. Sonunda fark etmesi gereken gerçeğin idrakına varır. Asıl hayat şu an yaşadığı hayattı , göremediği güzellikler, kirli penceresinden baktığında gördüğü kirli düşünceler, kovalamadığı, içinde sevgisizliğin boy gösterdiği öz yaşamıydı. Tüm bunların farkına vardığında Nora anladıki kovalaması gereken şu anki hayatıydı ve bunun peşine düşmekle biter kitabımız. Yazarımız baş karakter üzerinden hepimizin hayatlarına dokunmuş düşünce süzgeçlerimizden geçirmiştir yazdıklarını.
Neticede otobüsün solundan bakarken sağından kaçırdıklarımızdan ibaretti hayatlarımız, asla neler kaçırdığımızı bilemeyiz. Bunları düşünerek de şu an an neler kaçırdığımızı bilemeyiz. An’da kalmak an’ı yaşamak için her dem yeni bir uyanışa geçmemiz gerekir.