annie ernaux’nun 49 yaşında hissettikleri benim 23’ümde hissettiklerimle nasıl bu kadar benzer olabilir?
kişiler, ilişkiler, zaman, mekan değişiyor ama tutkunun dili değişmiyor. hissedilenler unutulmuyor.
bir 20 yıl sonra (yaşarsam) bu kitabı tekrar okumak istiyorum, o zaman neler hissedeceğim, ne kadar kendimi bulacağım merak ediyorum.
lou salome’nin dediği gibi: sevgi değildi; daha yoğun, daha dürtüsel, daha tekinsiz bir şeydi bu.