Puan vermedi·462 syf.····Okunma: 07 Şubat 2023 21:07 Uzun süredir okumayı istediğim fakat bir türlü fırsat bulamadığım, İngiliz Edebiyatı dersinde kendisinden ve popülaritesinden olukça bahsedilen, arkadaşlarımın önerdiği İki Şehrin Hikayesi'ni sonunda bitirdim. İlk iki yüz sayfasında hikayeye girmekte oldukça zorlandım ve yer yer ne okuduğumu anlayamadım fakat sayfalar ilerledikçe hikaye beni daha çok içine çekti ve kısa bir sürede kitabı bitirdim Tarihi, devrimi, dönemi, yaşananları açıklayıcı ve güzel bir kurgunun içinde bize sunan Charles Dickens'a hayran kaldığımı söyleyebilirim. Dönem kitaplarını, filmlerini çok severim özellikle ilgi duyduklarımı ve beni meraklandıranları. İki şehrin hikayesi bize Fransız Devrimi öncesinde, esnasına ve sonrasında hikaye içinde bize tanıtılan karakterlerin başlar ına neler geldiğini, hayatlarının nasıl değiştiğini anlatıyor. Farklı tabakalara mensup olan insanların devrim olurken yaptıkları ve devrimi gerekçelendirme sebepleri, masum insanların hayatlarının birkaç saatte nasıl hiçe sayılıp giyotine mahkum edilmeleri, dönemin kadınlarına, yoksullarına olan bakış açısı, zengin ve yoksul halk arasındaki yaşam farkı ve onlara nasıl davranıldığı gibi saymakla bitmeyen oldukça hassas ve bilgilendirici noktalara değiniyor hikaye. Devrimi gerçekleştiren ve yıllarca kendilerine kötü muamele yapıldığını söyleyen kısmın devrim esnasında önüne gelen her şeyi süpüren bir dalgaya benzetildiği, soyluların kalelerine saldırırken onların yaşadığı intikam arzusunu okumak da çok etkileyiciydi. Hikayemiz Londra ve Paris'te geçiyor. Çeşitli karakterlerin yaşamlarını okuduğumuz hikayede farklı tabakalardan ve meslek gruplarından insanlar var. Hepsinin hayatları bir yerde kesişiyor ve devrimi ve dönemi güzel bir kurgunun içinde bize tanık ettiriyor. Fedakarlık, aşk, acı, mahkumiyet, korku ve komplolar. Tüm bu durumları okuyucuya tarihi ve dönemsel bir havada verebilmek olağanüstü. Hem sıkılmadan o zamanı öğreniyor hem de güzel bir hikayeye tanık oluyoruz.