Gönderi

Hepimiz belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkumuz.
10/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
Deprem felaketinin korkunç gerçeğinden kendimi uzaklaştırmak için yeniden ufak ufak kitap okumaya başladım. Milletimizin başı sağ olsun. Allah; vefat edenlere rahmet, yaralılara şifa ve depremzedelere de sabır versin. Çok önemli ve büyük bir klasik. Kaç kere elime alıp nedense bir türlü okumaya cesaret edemeyip elimden bıraktığımı hatırlıyorum ama sonunda okumak nasip oldu. Gerçekten de her kitabın bir okuma zamanı var. Belki kitaplığınızda 2-3 yıl bekliyor ama sonunda doğru zaman geliyor. Bu kitap için de öyleydi sanırım. Kitabın konusu adından da anlaşılacağı gibi "Bir idam mahkumunun son günü". Kitabın duyguları ne kadar güzel yansıttığından bahsetmeden önce aslında Victor Hugo'nun bu kitabı yazım amacından yani "idam" dan bahsetmek istiyorum. Kitabın başında birkaç sayfalık bir önsöz var. İdamın her türlüsünü desteklemediğini ve "ne şartla" olursa olsun uygulanmaması gerektiğini, insanlığa her türlü zarar vereceğini çeşitli tezlerle anlatıyor. Kitabın belki de ilk sayfalarından etkilenmememin sebebi de yazarla kesinlikle aynı düşüncede olmamam. O zamanın (1800'lü yıllar) şartlarını, suç oranını, idamların ne kadar suistimal edildiği hakkında elbette konuşamam ama günümüz de uygulanabilecek olan idam hakkındaki fikirlerimden bahsedebilirim. İdam günümüzde kesinlikle uygulanmalı ama tabii ki belli şartlarda: Sadece tecavüz zanlılarında ve canavarca hislerle işlenen cinayetlerde olmalı. Ve özellikle vatana ihanet suçu buna dahil edilmemeli çünkü vatana ihanet o kadar geniş ve dönemlere göre suistimal edilebilecek bir kavram ki. Bazı aşırı hümanist arkadaşlar -aynı zamanda kitabımızın görüşü- herkesin yaşama hakkı olduğunu ve bunun elinden alınamayacak olduğunu söylüyor. Hayır herkesin yaşama hakkı yok. Benim yaşama hakkımı elimden alan, sevdiklerimin yaşama hakkını elinden alan bir insanın yaşama hakkı falan yok. 17 yaşındaki bir genç kızı 15 farklı yerinden bıçaklayan, tecavüz edip yakan bir "yaratığın" yaşama hakkı falan yok. Ve idamın suç oranlarını azaltmayacağı söyleniyor. En azından şu anki adalet sistemimiz gibi teşvik edici olmayacağını söyleyebilirim. Lütfen söyleyin birçok insanı katleden bir adama 25 yıl hapis cezası veren Norveç adaleti mi daha iyidir yoksa 4 yeğenini bıçaklayarak öldüren bir katile idam cezası veren ABD adaleti mi? Kitabın önsözünün bir bölümünde şu ifade geçiyor: "Öfkeyle cezalandırılan kötülük şefkatle tedavi edilecek" Maalesef bu dünyada böyle bir düşünce olamaz, mümkün değil. Anlattığım gibi kitabın benimsediği düşünceyle benim düşüncem bir olmadığı için ilk başlarda kitaptan çok da etkilenmiyordum ta ki kitabın sonuna kadar. Sonundan burada biraz bahsedeceğim. Spoiler olduğunu düşünenler okumayabilir ama sanırım hepimiz kitabın sonunu biliyoruz. İdam olacak bir insanın son 6 saatteki psikolojisi, hayatın güzelliklerinin o 3m2'lik beton yığının içinden bile sürekli gözüne batması beni gerçekten derinden etkiledi, birkaç gün sürekli aklımdaydı diyebilirim. Öz kızının onu tanımaması gerçekten çok korkunçtu ve bence karakter asıl orda öldü diyebilirim. Onla ilgili kitaptan şöyle bir alıntım var: "Dünyada sadece tek bir varlığı sevmek, onu bütün kalbiyle sevmek ve karşınızda durup size bakar, cevap verir, konuşurken, sizi tanımadığını fark etmek! Sadece onun tesellisine ihtiyaç duymak ve bunu yapması gerektiğinden habersiz olan tek kişi olduğunu anlamak!" Gerçekten çok korkunç. Fakat asıl beni içine alan kitabın sonu. Elinde bir tek onuru kalmış olan karakter idamdan birkaç saat önce umarım gerçekleşmeden önce bayılmam, en azından onurumu korumalıyım diye düşünürken o korkunç kırmızı giyotini gördüğü anda yanındakilerin ayaklarına kapanması ve sonrada.. sonrasını biliyorsunuz. Her ne kadar kitabın konusu bu olsa da bir an gerçekten bağışlanacak zannetmiştim. Bu son sahne için söyleyecek bir lafım bile yok beni çok derinden etkiledi. Okumadan ölmemeniz gereken bir kitap, önemli bir eser.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,4bin okunma
·
56 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.