Puan vermedi·211 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Şubat 2023 18:02 Baskısı bitmiş, sahaftan bulduğum pek bilinmeyen bir kitap. Yazar babaannesinin hayatı üzerine bu kitabı yazmış ve belgeselinin çekilmesinde öncü olmuş ama belgeseli bulamadım. Yayınlanabilecek bir platformda olmamasına üzüldüm umarım ben bulamamışımdır.
Kitabın ilk yarısı 1900'lü yıllardan yetmiş beşlere kadar yer yer Nazê 'nin cümleleriyle, tarihsel örgüleri ve Nazê 'nin yaşadıkları anlatılıyor aynı zamanda Nazê'nin kızlarının yaşadıkları. Kitabın ikinci yarısı ise Nazê' nin çocukları ve torunlarıyla röportaj şeklinde yazılmış. Kitabın sonunda albüm kısmı var. Nazê ve yazarın bir bahçede karşılıklı oturduğu bir fotoğraf vardı. O fotoğraf kitabı daha iyi yansıtırdı bence. Kapakta o fotoğraf olsun isterdim.
Yahudi bir kızın Kürt bir Müslüman'a kaçması ve neredeyse bir asır boyunca hissettiği yalnızlık. Gördüğü şiddet. Nazê.
" Denir ki herkes görsün diye köyün erkekleri ayda bir karılarını dışarı çıkarıp 'çamaşır yıkar gibi' döver, sonra da 'leşlerini' çekip içeri götürürlerdi. Denilir ki o
zaman erkekliğiyle nam salmayanı herkes ezerdi."
Kaynanasından gördüğü eziyet, yaktığı ağıtlar, anlattığı hikayeler.
Kitabı tam olarak anlayabildiğimi düşünmüyorum. Bu kitap iki bin beşte yazılmış ben henüz o yıl doğdum. Özgürlük anlayışının yıldan yıla bile değişebileceğini gördüm. Şimdi ben o kadınlardan daha mı özgürüm, daha mı şanslı. Sanmıyorum. Belki bazen kendimi özgür sandığım için daha tutsağım. Bu kitabı Kürt kökenli biri olarak Kürtlere dair bir bilgim olmadığı için okudum. Alabildiğimi alıp yoluma devam ediyorum.