Stepançikovo köyü… Burası bir köyden ziyade anlatıcımız Sergey’in de çokça bahsettiği şekilde tam anlamıyla bir ‘’tımarhane’’.
Çocuksu bir saflığın timsali Yegor İlyiç, hobileri bayılmak, oğlunu azarlamak ve tekrar bayılmak olan general karısı, okuduğunuz kitaplarda sizi en çok rahatsız eden karakteri düşünün; işte ondan daha sinir bozucu olan Foma Fomiç, tek yaptığı yarbay kızı oluşuyla övünmek olan Matmazel Peripelitsina ve diğer tüm dalkavuklar…

Kitapta herhangi bir karakterin bedenine bürünmüyorsunuz. Yazar sizi Yegor İlyiç’e misafir olarak yolluyor, salonun en güzel köşesini veriyor ve tüm bu delilikleri ‘’aklı başında’’ bir insan olarak izlemeye davet ediyor. İzledikçe olaya müdahale etmek, Foma’yı yakasından tutup dışarı atmak, Yegor İlyiç’in olayların farkına varmasını sağlamak istiyorsunuz. Tüm bunları pek tabii ki yapamıyorsunuz; elinizden gelen tek şey var: kitabı mümkün olan en kısa sürede bitirmek ve tüm bu dileklerinizin gerçekleşmiş olmasını ummak.

Çok akıcı, mizahi öğelerle dolu, zevkli bir kitap. Amcamın Rüyası ve Tatsız Bir Olayı hatırlattı bana.
‘’Memurluk hayatı başarılı geçmişti. Bununla beraber, ‘tatsız bir olay’ yüzünden pek uygunsuz bir şekilde emekliye ayrılmak zorunda kaldı.’’ telmihi hoşuma gitti.
Sakince okuyun.. (: