Huzursuzluk kitabı başındaki alıntısından öğrendim. Hemen okumak istedim. Aldım ama bir türlü elime alıp okuyamadım. Erteleyip durdum. Ama bu sene hedeflerime ilk bu kitapla başlamak istedim ve iyi ki başlamışım da. Her sayfası tekrar tekrar okunacak, üzerine düşünecek cümleler içeriyor.
Okumaya başlayınca ne anlatıyor acaba bu kitap diye sık sık düşündüm de. Bir arkadaşıma anlatmak istesem ne derim acaba. Kitabı bitirmeme rağmen hâlâ buna tam bir cevap verebileceğimi düşünmüyorum. Yazar buna şu alıntıyla cevap vermiş neyse ki.
"İçinizden sorup duruyorsunuzdur, ne anlatıyor bu cümleler, diye. Sakın o hataya düşeyim demeyin. Çocuk gibi kelimelere ve varlıklara anlamlarını sormaktan vazgeçin artık. Hiçbir şeyin anlamı yoktur." (s. 660)
"Bazen hüzünlü bir hevesle, günün birinde, bir parçası olmayacağım bir gelecekte bu sayfaları beğenenler çıkarsa, nihayet beni "anlayan" birine, içinde doğup sevilebileceğim gerçek bir aileye kavuşmuş olacağımı düşlerim. Ne var ki, doğmak şöyle dursun, o zaman çoktan ölmüş olacağım ben." (s. 250)
Yazar zamanının anlaşılamayanı, yalnızı, düşünürü ...
Kitabı anlatmaya fazla gerek yok. Huzursuzluğun kitabı adı zaten. Nasıl anlatılır ki?