Gönderi

"Patron," dedi, "taşların, çiçeklerin, yağmurun söylediklerini bir bilseydik! Belki bağırıyorlardır, bağırıyorlardır bize de işitmiyoruzdur. Nah işte, tıpkı bağırdığımız halde, onların da bizi duymadığı gibi. Dünyanın kulakları ne zaman açılacak patron? Ne zaman gözlerimiz açıla- cak da göreceğiz? Taşlar, çiçekler, yağmur ve insanlar, kucaklarımız ne zaman açılıp birbirimize sarılacağız? Sen ne dersin patron? Bu konuda, kitaplar ne söylüyor?" Zorba'nın sevdiği deyimi kullanarak karşılık verdim: "Elinin körünü söylüyor, elinin körünü! Bunu söylü- yorlar işte, başka bir şey değil..." Zorba kolumdan tuttu, "Aklıma bir şey geldi," dedi. "Bunu sana söyleyeceğim, ama kızmayacaksın: Bütün kitaplarını bir yere yığ ve yak. O zaman... anlama olanağını bulursun belki..." İçimden bağırdım: "Doğru, doğru!.. Doğru ama, yapamam!" Zorba durakladı, düşündü, biraz sonra, "Ben bir şeyler anlıyorum..." dedi. "Neyi? Söylesene Zorba!" "Biliyor muyum ben de? Bana öyle geliyor; bir şeyler anlıyorum işte! Ama söylemek istersem bozarim.Gunun birinde keyfim olursa ,bunu sana raksla anlatırım."
·
82 Gösterim
2 Yorum
İnsanları rahat bırak 😂😂
keyfim olursa kitap da yakarım raksla da anlatırım HAYAT BÖYLE Bİ ŞEY OLSUN ANNE
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.