Gönderi

Kula belâ gelmez hak yazmadıkça, Hak belâ yazmaz kul azmadıkça.
Musîbet ve belâların vukuunda ise mü’minlere şöyle müjdeler vardır: • “Kulumu bir belâ ile ibtilâ (imtihân) ettiğim vakit sabreder ve ziyâretçilerine beni şikâyette bulunmazsa,ona etinden iyi et, kanından iyi kan veririm.İyileştiği vakit günâhsız olarak iyileşir. Onu öldürürsem rahmetime yâni Cennetime gider.” [Hadîs-i kudsî-Muvattâ] • Hayat musîbetlerle tasaffî edeceği için de belâların bir hikmeti şöyledir: “Şüphe edilen altını,ateşle muâyene ettikleri gibi, Allah (cc) da insanları, dertle, belâ ile imtihân eder. Bâzısı belâ ateşinden hâlis olarak çıkar.Bâzısı da bozuk olarak çıkar.“ [Hadîs-i şerîf-Kimyâ-ı Seâdet] Ne mutlu o kimseye ki belâ ateşinden hâlis olarak çıkmıştır. Ayrıca “Mü’mine; dert, belâ, üzüntü, hastalık, eziyet gibi sıkıntı verici şeylerden biri gelirse, Allah bunu günâhlarına keffâret (bedel) eyler.” • Dert ve belâ gelince Allah’a sığınılmalı,âfiyet vermesi, kurtarması için duâ edilmeli, yalvarılmalıdır.Allah,duâ edenleri, sıhhat,selâmet ve âfiyet istiyenleri sever. “Birinize dert ve belâ gelince Yûnus Peygamberin (as) duâsını okusun.Allahü Teâlâ onu muhakkak kurtarır. Duâ şudur: ‘Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn.’ • Bir kimse sıkıntı ve belâya uğrarsa; “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil’azîm” desin. “Kula belâ gelmez hak yazmadıkça, Hak belâ yazmaz kul azmadıkça.” sırrını da her zaman hatırda tutmak gerekir.
Deprem Gerçeği
·
65 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.