İki kere bitiren okurun naçizane yorumu.
9/10
·264 syf.··
2023 2. kitabı
·
94 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2023 00:00
Çoğu kişi gibi önce sesini bildiğim, sonra kitabını okuduğum bir sanatçı değil Hüsnü Arkan. Ben Hüsnü Arkan'ı bu kitapla tanıdım. Ama daha önce başkalarından da duyduğumuz; "Hüsnü Arkan'ın kadife sesi anlatımına da yansımış" sözü o kadar doğru ki... Kitabı çok değer verdiğim bi insandan hediye aldım. Ve kitabı daha önce okumadığını, alırken tamamen iç güdüsüyle aldığını ve güzel olduğuna inandığını söylemişti. Öyleydi de zaten... Mino'nun Siyah Gülü, olayın tek düze ilerlemediği, günlük veya mektup yoluyla sürekli kişiler ve kurgular arasında gidip geldiği fakat buna rağmen tıpkı bir puzzle gibi okudukça daha anlamlı hale gelen ve sizi kitabın kapağını kapatıp gündelik hayatımıza döndüğümüzde bile acaba ilerisinde şöyle mi olacak diye düşündüren bir kitap. Yazarın benimsediği siyasi mesajları okuru sıkmadan ve anlatımı bozmadan verdiği, ve o dönemin olayları içerisinde dönen bir yasak aşkı insanın içinden dersler çıkaracağı güzellikte verebilmiş (belki de yaşatabilmiş) bir eser. Kitabı iki kere okudum, hemde birinci okuyuşumun hemen ardından. Çünkü bahsettiğim "puzzle" da eksik parçalar olduğunu hissediyordum. Belki siz ilk okuyuşunuzda tamamlarsınız ama ben beceremedim pek. O parçaların her biri bana bir ders kattı. *İncelemenin devamı spoiler içerir! Münevver ailesinden baskı görmüş ve uzunca zaman buna göz yummuş, susmak zorunda kalmış; hayatını yengesi hariç ailesinden tamamen gizli (hatta bir kısımda yengesinden bile gizli) yaşamış; sevgi, hayat ve alışkanlık anlayışları başka kimseye benzemeyen bir kadın. Ve aslında baktığınızda, bu haliyle size hayatınızda yeni bir perde açıyor gibi. O perdenin arkasında büyükçe bir cam var. İsterseniz oturun dışarıyı izleyin. İsterseniz dışarının bir parçası olun... Ayşe, eşinin hayatına uyum sağlamak zorunda kalsa da her hareketinde ailesini ve çocuğunu düşünen, belki eşi yüzünden biraz soluk bir kişilikte, ama Mino'yla yazıştıkları ve kimsenin bilmediği o mektuplar sayesinde insanın ne derece sır tutabildiğini bizlere öğreten bir asker eşi. Zehra'nın annesi. Zehra, çocukluğunda aile özlemi çekmiş ama bağ evindeki arkadaşları sayesinde güzel bir çocukluk geçirdiğini düşünen fakat babası aklına her geldiğinde onla arasında olan uzaklığın canını yaktığı bir kız. Gülizar bir Anadolu kadını. Eşi Nuri abiyle birlikte bağ bahçe işiyle uğraşır, evin işlerini görürler. Görece güzel bir ilişkileri var. Ama Nurinin sigara içmesi, Gülizar'ın birşeyler saklaması gibi konularda tartışırlar. Hasan'ın ve Hamide'nin ebeveynleri. Hamide, evin büyük kızı. Zehraya kamburunu çıkarma diyerek dik durması gerektiğini öğreten, ona güven veren, gerçekten bir abla olmayı başarmış bir kız. Ailesi onun okumasını çok istedi ama o bir türlü bunu yapamadı. Onun yerine kardeşi Hasan okudu (belki de fazla okudu)... Hasan, evin erkek çocuğu. Küçüklüğünde de, büyüklüğünde de kendi halinde takılan, etrafı bolca izleyen, kendi kendine konuşan bir çocuktu. Bolca kitap okudu. Belli bir ideoloji edindi. Ve bu ideolojinin arkasında durdu. Yalnızca arkasında durmadı, bunun için canını verdi. Cahit adamı, istediği, hayal ettiği işi, aşkı, hayatı bir türlü yaşayamamış bir adam. Uzunca süre gurbette çalıştı. Asıl mesleğini bir türlü yapamadı. Yorgo'nun sıkı dostu, Mino'nun sevgilisi. Mino'ya aşık olması ne kadar doğruydu bilmem ama Mino için eski eşinden, çocuklarından vazgeçti. Ve sadece Mino'ya uyum sağladı. Cahit Mino için herşeyi yapardı ama Mino ne Cahit'in herşeyi yapmasını istedi, ne de hiçbir şey yapmamasını. Mino'nun sevgi anlayışı ile Cahit'inki asla uyuşmadı. Ama yine de birbirlerini deliler gibi sevdiler. Belki de bu yüzden Mino ve Cahit biz okurlara ideolojilerin, fikirlerin, düşüncelerin ve yaşantıların aynı olmasa da; bunların sevgi için bir engel olmadığını, bunlar olmadan da sevginin yaşanabileceğini öğretti. :) Mino yalnızca Cahit'e değil, uzaklığa da aşıktı. Yalnızlığa da aşıktı. Resime ve sanata da aşıktı. Kendisinin bile planlamadığı, kafasına estiği bir anda; aniden herkesten uzaklaşmayı, yalnız kalmayı başarırdı. Acaba Cahit korkar mı, Ayşe darılır mı diye düşünmezdi. Kafasına estiğini, estiği anda yapardı. Ama Mino uzaklıklara rağmen sevdiğinden vazgeçmedi. Evet yalnız kalmak, hayatını yalnız yaşamak istedi ama sevdiği adamı hep içinde yaşattı. Onu her gün yeniden sevdi ve her gün yeniden unuttu. Belki de Mino bize uzaklıkların sevgiye engel olmadığını örğetti. (Uzaklıklardan kastım her zaman mesafeler değil, insan sürekli beraber olduğu bir insana da uzak kalabilir...) Niyazi, Mino ve Cahit'in yasak aşk meyveleri. Koşuculuk yapıyor. Mino'yu hayata bağlıyor. Cahit'i de Mino'ya... Hasan ve Zehra'nın yarım kalmış aşkını, Mino'yla Cahit'in insana sevginin herkes için farklı, öğretilemeyecek bir şey olduğunu bizlere öğreten hayatını içeriyor bu kitap. Ve bunlar sayesinde biz okurlara ders veriyor. Öyle dersler veriyor ki; bazen koca satırın altını çiziyorsun, bazen çizmekle kalmıyor "bunu deftere geçireyim" diyorsun. Size birşey diyeyim mi. Bazılarını defterinize geçirmekle de kalmıyor. Hayatınıza yerleştiriyorsunuz. Tıpkı benim hayatımın orta yerine oturan şu alıntı gibi: "Burası dünya dedi. Burda her şey tuhaf ve hiçbir şey tuhaf değil." Mino'nun Siyah Gülü; birbirleri ile ilişkileri olan, aynı ortamda, aynı dönemde hatta aynı evde bulunan insanların, dışardan bakıldığında aynı hikaye içinde oldukları görülse de, her bireyin ayrı ayrı kendi hikayelerini yaşadığını öğretiyor. Siz dışardan insanların aynı hayatı yaşadığını düşünseniz de size aslında kimsenin ortak bir hayat içinde olmadığını fısıldıyor. Kitap güzeldi. Ben gerçekten beğendim. Hatta bakarsanız. Bu kitabı uzun bir zamana yayarak okuyan ve iki defa bitiren biri olarak, hayatımın ileri zamanlarında bu kitabı yeniden okuyacağıma söz verdim. Çünkü inanıyorum ki, bu kitaptan çıkaramadığım daha onlarca ders var... Teşekkürler Mino. Teşekkürler Cahit. Teşekkürler Zehra. Her birinize ayrı ayrı teşekkürler. 6 Şubat depreminden 3 saat önce gecenin bir yarısı okuduğum hatta günler sonra yine bir gece yarısı artçı sarsıntılar içinde okuduğum değerli bir kitap oldu benim için. Okuyun ve okutturun. Sizin için değerli olan insanlara da hediye edin. Kapanışı bugün (25.02.2023) yapmak istedim. Kitabı bana veren kıymetli kişinin doğum günü. Buraları görmez ama yine de doğum gününü kutluyor, her şey için ona teşekkür ediyorum. Eksik olmasın. Cihan.
Alıntı
Mino’nun Siyah GülüHüsnü Arkan · Sia Yayınevi · 20231,646 okunma
·
284 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.