on altı yaşımda sabah yedi'de başlayan derse yetişme kaygım sıfır,sabahın beş'ine kadar dizi izlediğim anlarda kimse bana,on sekizinden sonra koca bir kaygı denizi olacaksın,aklında bir alarm gibi kurup susturamadıklarından, yakalamaya çalıştıklarından, nereye koştuğunu, neyi tutmaya çalıştığını bile bilmediğin ama yine de koşturmaya devam ettiğin bir paradoksun içinde dönmekten, öylece duruyorken bile bir şeylere geç kalıyormuş gibi hissetmekten.yediğin yemekten,gülmeleriden, muhabbetlerinden yürüdüğün yoldan bile hiçbir şey anlayamayacak hale geleceksin.geç olmadan ne diliyorsan yap demedi. aşırı kaygıdan uykuya dalmak senin için çok zorlaşacak bir kulaklık üç müzikle kaygını bastırmadan asla uyuyamayacksın.dinleneyim diye başını koyduğun yastıktan sanki bir önceki gün sırtında yüz kilo demir taşımış gibi uyanacaksın da denmedi. denseydi eğer yemin ederim ki her gün beş kilo fazladan uyurdum.ama nerden bilebilirdim ki.hayatımızın herhangi bir evresinin dönüm noktamız olabileceğini biliyordum. ama bu dönüm noktasının çıkışını bulabilmenin aylarımızı hatta bazen yıllarımızı alabileceğini bilmiyordum.bedenim sanki ikiye ayrılmış da birbirleriyle kovalamaca oynuyormuş gibi hissedeceğimi,içimde bana lazım olan bir şeylerin benden kopup gideceğini,tek dileğimin kurşun gibi bir uykuya dalıp bir süre uyanmamak olacağını da hiç kestiremedim.bir tarafını doldurmaya çalışırken öbür tarafından eksilen bir kum saatine dönüşeceğimi hiç hayal etmemiştim."hislerin içinde birikip,katılaşıp ölürse,işte o zaman başın belada demişti murakami.bu yüzden yazmaya çalışıyorum. yoksa sittin sene dilimin ucundan çıkamazlar."yirmi yaşında olmak saçma geliyor bana. yirmi yaşında olmaya hiç hazır değilim.sanki arkamdan birisi iteliyor gibi hissediyorum." diyen bir murakami karakteriydim iki sene önce. şimdi 23'e doğru yürüyorum aynı hislerle.her şeye rağmen hayatın devam ettiğini,bazı şeylerle başa çıkılabileceğini bazen yıkılışların bile kıymetli olduğunu öğreneli çok oldu. ama bir şeyleri,onu ve onu tanımlayan kelimeleri kullanmadan anlatabildiğimden beri yük doluyum.yükümün en azından yarısını bırakıp öylece yürüyebilmek istiyorum bundan sonrasında. ne kadarı mümkün bilmiyorum.ama temenni işte
• withcloudysoul