Pera, arkadaş grubuyla kış kampına katılırken içinde tarifsiz bir huzursuzluk kol geziyordu.
Avrupa'nın en yüksek dağı Mont Blanc'ın karlı etekleri, kızıl granitleri, sivri buzulları ve gözalıcı zirvesiyle birlikte bir süprizi daha vardı.
Büyülü bir evrenden gelen ve kanlı bir görevi tamamlamak için orada bulunan dört adam.
Neşeli geçmesini umdukları kamp hayatı bir anda rayından çıkarırken, önce en yakın arkadaşının ölümüyle sarsıldı Pera.
Mont Blanc'da hiçbir şey olması gerektiği gibi gitmedi. Neşeli kahkahaların yerini ölüm çığlıkları; sıcak şarap kadehlerinin yerini soğuk, açlık ve dehşet verici bir kaçış aldı.
Ancak o adamlardan biri, diğerlerinden farklıydı.
Gözleri siyah bir okyanusu anımsatan tehlikeli ve gizemli adam Ante Davies...
Şakaları, gözleri ve keskin çena hattı...
Çehresini oluşturan her ayrıntı bir hikaye gibiydi.
Ve ben o karanlık hikayede kaybolmak üzeriydim.
- Kitap muazzamdı her sayfası çok kıymetliydi. Ben eğer hayatım boyunca zihnimde bir Aşk macerası olsun isterim diyenlere aklınızdan hiç çıkmayacak bir eser.
-- Bana arkadaşım hediye etmişti ve mutlaka okumamı söylemişti. Benim sevdiğim kitap türlerini bildiği için seveceğimi söylemişti. Ve yine yanılmadı. Onun gibi bir arkadaşla her zaman iftihar ediyorum. Sizlere
- Kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim bu kitap Kanlı Ay serisinin ilk kitabı ikincisi de elimde mevcut okumak için sabırsızlanıyorum.
- Sizlerinde bir an önce 'Kanlı Ay' serisine başlamak için sabırlanacağınızı ümit ediyorum.
Hoşçakalın, Kitapla kalın.
DuruMavii