Puan vermedi·160 syf.····Okunma: 10 Mart 2023 03:17 (Spoiler) Kitap yayınlandığı zaman Almanya’da büyük bir etki oluşturduğunu biliyordum. Bunun üzerine merakım arttı. Kitabı okurken yazarın da intihar ettiğini düşündüm ve araştırdım. Ama ünlü yazar aynı zamanda ressammış ve intihar ederek hayata gözlerini yummamış. Beni en çok etkileyen şey Wherter’in bütün bu yaşadıkları karşısında güçsüzlüğünü yüce bir güç olarak görmesiydi. Yaşanan durum her ne kadar benim için absürt gelse de gerçek olabileceği ihtimalini düşündüm, bu beni şaşırttı. İntiharı kendi ekseninde mantıklı kalıplara sığdırmaya çalışan Wherter, pek çok yerde savunduğunu gördüğümüz “hayatına kendi isteğiyle son verme” düşüncesini gerçeğe dönüştürerek en azından cesur denebilecek bir tutum sergiledi. Aşkı, tutkusu ve en çok da takıntısı onu bu denli çılgına döndürdü, saplantı derecesinde anormal bir aşık olduğu aşikar fakat kendi zihninde düşünceleri için hiçbir şekilde bir ikileme düşmemişti. Etrafında yakınlık kurabildiği, onun fikir alacak kadar önemseyebileceği birinin olmaması Wherter’in bu denli dar bakış açılı olmasına neden oldu. Kısacası beni çok etkileyen ve bir süre üzerine düşündürten bir hikayeydi benim için. Betimlemelerine kendimi kaptırdığım, sonuna şaşırmadığım ona rağmen iyi ki okumuş olduğum bir eser.