·173 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Mart 2023 23:35 Das dritte Reich des Traums Alman gazeteci ve yazar Charlotte Beradt tarafından kaleme alınmış nazi döneminde Almanya’da yaşayan yahudilerin rüyalarının derlenmesinden oluşan araştırma-inceleme türünde bir eserdir. Kitabın türkçe çevirisi mevcut değildir.
Yazar Charlotte Beradt yahudi bir ailede büyümüş bir gazetecidir. 1933de nazilerin iktidara gelmesiyle birlikte gazetecilik mesleğini icra etmesine izin verilmez. 1933 den Almanya’yı terk etmek zorunda kaldığı 1939’a kadar Nazi rejimi içerisinde yaşayan bazı yahudilerin korku dolu rüyalarını gizlice toplar. Bu rüyaların neredeyse hepsi Parti, Hitler, Bayrak, Pasaport, vize üzerinedir ve bunları yazıya geçirirken hikayeleştirir, gerçek isim ve yerleri kullanmaktan kaçınır. Örneğin parti için aile kavramını kullanır, Hitler için Hans amca. Not ettiği rüyaların büyük bir kısmını yurt dışına kendi adına postalar.
İçerikleri birebir aynı olmasa da rüyalar da genel olarak, yahudi olduğunun anlaşılması korkusu, her an tutuklanma korkusu, kaçma içgüdüsü üzerinedir. Genellikle Hitler ile karşı karşıya gelirler ve rüyada Hitleri dostça ya da kızgın görmeleri normal yaşamdaki düşüncelerinin birer yansımasıdır aslında. Bir yahudi burnunun yapısının yahudi olduğunu ele vereceğini düşünür, bir gün bu gerekçe ile tutuklanacağından korkar ve bu durum sürekli rüyasına girer. Bir başkası rüyasında annesi ile dağlara tatile gider ve annesi ona geri dönmemeleri ve artık burda saklanmaları gerektiğini söyler ve kısa bir süre sonra gerçek hayatta naziler iktidara gelir ve tutuklamalar başlar.
Eser 1966’da ilk kez yayınlandığında büyük ilgi toplar ve sonrasında ingilizce fransızca ve italyancaya da çevrilir. Rüyalar ve bilinçaltı üzerine çalışan bilim insanlarının ilgi odağı olur. Rüyaların yalnızca bilinçaltının yansıması olduğu ve gelecek için bir işaret taşımadığını savunanların aksine yazarın genel savı rüyaların gelecekten olayları işaret ediyor olabileceği, ve rüyalar dikkatle incelenirse geleceğe yönelik olumsuz şeyleri şimdiden değiştirebileceğimiz ve dahası geleceğe bu şekilde yön verebileceğimiz yönündedir. Çalışmada yer alan bir çok rüya bilim insanlarınca incelenmiş, bir çok çalışmaya konu olmuştur.
Bu eserden rüyalar üzerine dinlediğim bir kaç araştırma vesilesi ile haberdar oldum. Kitabın içeriği kadar beni etkileyen bir diğer şey yazarın içinde bulunduğu zor şartlara rağmen bir takım tehlikeleri göze olarak insanlarla konuşup rüyalarını toplaması ve bir şekilde bilime hizmet edecek bu çalışmayı derlemiş olması.
Uzun süredir merakla okumayı beklediğim bir eserdi ve temin eder etmez bir solukta okudum. Nazi döneminin farklı bir boyutuna bu kitap aracılığı ile seyahat etmiş oldum.Rüyalardan çok yaşamın gerçeklerine odaklanmak gerektiği kanısında olsam da okunmaya değer güzel bir eserdi.