·260 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Mart 2023 23:31 Polonya Radyosu’nda çalışan yetenekli piyanist Wladyslaw Szpilman, ülkesi Nazi işgaline uğrayınca diğer Yahudiler gibi yoksulluğun, açlığın ve salgının kol gezdiği gettoda hapis hayatı yaşamaya başlar.
.
.
Altı yıl boyunca savaşın şiddetine tanıklık eden, defalarca umudunu yitirmesine rağmen mucizevi rastlantılarla sağ kurtulmayı başarmış Szpilman’ın kaleme aldığı, hayatta kalma içgüdüsü ve duygudaşlığın çarpıcı bir örneği
(Bu bölüm kitabın arka kapağındaki yazının bir kısmıdır.)
.
.
Kitabın yazılmasının ardından sinemaya da uyarlanmıştır. Hitler’in zulmünü konu alan onlarca kitap ve filmin her birinin ortak noktası, insanın aklının bu kadar kötülüğü alamaması…
.
.
Çevirmen Ülker İnce’nin, yazarın duygu ifadelerini aynen okuyucuya aktarması çeviri açısından başarılı bir çalışma olduğunu gösteriyor.
.
.
Son zamanlarda ya da ülkemizin son bilmem kaç yılında yaşadığı felaketlere maruz kalmışsanız kendinizi iyi hissetmediğiniz sürece okumamanızı da tavsiye ederim. Kitabın büyük çoğunluğu kayıpların oluş biçiminin betimlemesiyle ilgili, bu bölümleri okumak iyi gelmeyebilir.
.
.
Bir yandan da savaş ne demek, yaşamadan görmek için okumak gerek…
.
.
“İnsanlar iyilikten çok, kötülük yazgılı”…
Bir alman subayı…