·360 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Mart 2023 11:45 Belladonna; beş tanesi bir insanı sorunsuz bir şekilde mezara sokan mavi böğürtlen.
Kitabın adı buradan geliyor. :)
Signa bebekken ailesini kaybeden ilginç bir genç kadın. İlk zamanlarda büyükannesinin yanında kalsa da o öldükten sonra sürekli ev değiştirmek, yeni ailelerle kalmak zorunda kalıyor.
Merhum ailesinin ona bıraktığı servetten pay almak isteyen akrabalarının Signa'yı yanlarına alma nedenleri bu ancak her biri garip şekillerde ölüyor.
Signa'nın albenisi sadece serveti değil. Ruhları görebiliyor ve Signa ölemiyor. Ölmeyi her denediği zaman karşısında Ölüm'ü görüyor ama o, Signa'yı almıyor.
Signa'nın son durağı Thorn Grove. Maalesef buraya da kasvetli bir hava hakim ve garip bir olay yaşanıyor. Evde yakın zamanda ölen evin hanımı ve hemen arkasından hastalanan kızıyla karşılıyor. Ruh, Signa'dan yardım istiyor ve hikayemiz böylece tempolu bir şekilde başlıyor.
Severek ve merakla okuduğum güzel bir gençlik romanıydı. İçinde açık bedensel tasvirler bulunmuyor. Tarihi kurgu sayılabilecek bir gizem romanı diyebiliriz sanırım.
Sonlara doğru bir hayli heyecanını arttırdı ancak sürekli bir şaşırtma havası taşıdığı için bir yerden sonra benim heyecanımı öldürdü. Ölüm ve Signa arasındaki ilişki de garip şekiller aldı. Son ana kadar Ölüm'ü tanıyamamak beni biraz soğuttu açıkçası.
Belladonna'nın sonunda olaylar açıklanırken yeni bir gizemin kapısı açılıyor. Devam kitabı için çok güzel bir olay yemlemesi yapılmış. O yüzden ikinci kitabı da bekleyeceğim.
Hoş ve merak unsuru iyi işlenmiş bir kitaptı. Ama "Vay be!" dediğim bir eser değildi.