#okudumbitti
#AramizdakiSözler /400 sy
#CharlesMartin
#EpsilonYayınEvi
Ne söylersen söyle her zaman geri alabilirsin. Biliyorsun bunlar sadece sözler..
Sopalar ve taşlar kemikleri kırabilir ama birisini derinden kırmak istiyorsan sözcükleri kullan ...!!
-------------------------------------------------------------
Merhaba arkadaşlar..
Bu kez, Charles Martin'ın kaleminden “ARAMIZDAKİ SÖZLER” ile sizlerleyim
---------------------------------------------------------------
➜Kitabın kapağı bizlere bir aşk hikayesinin tam ortasında olacağımızı gösteriyor değil mi ?
Bakalım gerçekten öylemi
Belki de öyle değildir
Belki de bizi karşılayan bambaşka bir hikâyenin içinde olacağız
Şöyleki;
Hayatta kalma mücadelesini , satır aralarında dramatik bir aşkla harmanlarken, aşkı ise hayatta kalma ile iç içe geçiyor.. Tam bir çapraz ateş yani..
----------------------------------------------------------
Kaza anından itibaren bütün ilgiyi üzerinde toplarken kurgu, tam da bu kırılma noktası üzerinden tam hız devam ediyor.. Hem de , ne devam etmek
Birbirine yabancı iki insanın en saf duygularına yaslanan kurgu;
Yaşanan her bir zorlukta, karakterlerine birbirlerinin farklı yönlerini tanıma fırsatı veren yazar aynı zamanda, hayatta kalma mücadelesini dramatik bir aşka da dönüştürüyor.. Her iki kahramanımızın gözünden ve bakış açılarından...
Final dahil kitabın tüm gövdesi;
“Bazen gerçeğin ne olduğundan çok nasıl göründüğünü önemser insan! Fakat hayat insana gördükleriyle değil görünenin içine gizlenen gerçekleri anladığında tecrübe kazandırır” sözüne hayat vermiş resmen..
------------------------------------------------------------
Hayatta kalma mücadelesini ve tam bir survivor ruhu taşıyan kitabımızı okurken adrelanini iliklerinize kadar öyle bir hissediyorsunuz ki ,yer yer nefesinizi tutuyor, yer yer soluk soluğa kalıyor, yer yer kalp atışlarınız yerinden çıkıp, nabızınız yükseliyor..
Öyle ki sizlerde bu müthiş kurgunun içine dahil olup karakterlerimiz ile birlikte bire bir yaşıyor ve de hissediyorsunuz ..
Zihinde kolayca görsele dönüşen yerlerin, yaratılan atmosferlerin, mekanların gerçekçiliği, betimlemelerin abartıdan uzak ve yerinde kullanılması cok başarılı idi..
Bununla birlikte yazım dilinin sade ve akıcı olması ayrıca beğenimi kazandı.. Dolayısıyla bir sonraki sayfayı merakla bekleyip çevirirken, sayfaların parmaklarınızın arasından nasıl akıp gittiğini anlamıyorsunuz bile...
Öyleki kitabın kapağını kapattığımda derin bir nefes, derin bir soluk aldım..
Bunların yanı sıra ise sizleri öyle bir aşk ve aşk hikayesi bekliyorki
Yok böyle bir şey ..!!
Son sayfaları büyük bir hayranlık , büyük bir şaşkınlık ve dolup taşan gözlerle okurken, o enfes finali aldı götürdü resmen..
Ben böyle bir sadakat ,böyle bir aşk, böyle bir bağlılık görmedim..
Okuyunca sizler de bunu göreceksiniz, ruhunuzun derinliklerinde hissedeceksiniz bir çok duygu yoğunluğunun iç içe harmanlanışını...
Veeee şuraya Ben'in o eşsiz güzel yüreğine kocaman bir kalp bırakıyorum.
Hayali bir kahramana hayran kalınır mı?? Ben ilk kez fazlasıyla kaldım
-----------------------------------------------------
Aynı zamanda kitabımız, aynı isimde Beyaz Perdeye uyarlanmış olup, başrollerini Kate Winslet, Idris Elba'nın paylaştığı filmi de mevcuttur
Şunu belirtmek istiyorum ki keşke filmi, kitaba daha sadık bir şekilde uyarlanmış olsa idi.. Yine de enfes bir kitap okuyup, film izledim ...
---------------------------------------------------
KİTABIMIZIN KONUSUNA şöyle bir baktığımız da;
Ben Bass ve Alex Martin fırtınalı bir kış gecesinde aynı uçuşu bekleyen iki yabancıdır..
Çekici bir kadın ve başarılı bir gazeteci olan Ashley Konx, iş seyahatinden dönmekte, ertesi günkü düğün provası yemeğine katılabilmek için evine ulaşmaya çalışmaktadır.
Doktor Ben Payne ise tıp konferansına katılmış, bir sonraki günkü ameliyatı için evine dönmeyi istemektedir..
Ancak yoğun fırtına yüzünden uçuşları iptal olur ve Ben özel uçak kiralar. Düğününe yetişmek için Ashley de Ben'e katılır..
Ancak uçuş sırasında beklenmedik bir şey olur..
Pilot kalp krizi geçirir ve uçağı ölmeden hemen önce karlarla kaplı, el değmemiş bakir dağların üzerine indirmeyi başarırken ,Ben ve Alex kazadan yaralı olarak çıkarlar.
ikili uzun süre kendilerine yardım gelmesini bekler. Fakat yardım gelmeyeceğini anlayan Ben ve Ashley'i bundan sonra zorlu anlar ve günler bekler..
Yiyeceğin, suyun, ateşin olmadığı, sıcaklığın -20 ⁰ de olduğu, kar ve fırtınanın dinmediği bu dağın tepesinden kurtulma umutları giderek azalırken, Ashley ve Ben hayatta kalabilmek için birbirlerine güvenmekten başka seçenekleri yoktur.. Bu süreçte ise birbirlerine de giderek alışmaya başlarlar..
Ve umudun tükendiği yerde, aşk başlar ...
Sizler de Ashley ve Ben'in hikayesine eşlik etmek istiyorsanız kesinlikle okuyun ve okutturun derim
----------------------------------------------------
KİTAP ALINTILARI
Bana gülümsemenin ne demek olduğunu sen öğrettin..
Yaşadığını hisseden bir kalple yaşamayı..
Her kilometre ile ben olarak gelişen madenin derinliklerine indin ve ruhumun etrafına yığılmış yaraları ve kayaları küçük parçalara ayırıp ufaladın...
Sen benim parçalarımı bir araya getiren ilk kişi oldun..
Sevgi konusuna gelince;
Bana emeklemeyi, yürümeyi, koşmayı öğrettin.
Kanatlarımın bağlarını kestin ve bana uçmayı öğrettin...
Sen güldüğün zaman, bende gülümsemek istiyorum.
Ve sen ağladığın zaman , gözyaşlarının benim yanaklarımdan akmasını istiyorum...
Birisini beklemek böyledir.. Dakikaları saatlere, saatleri günlere ve günleri bir kaç yaşama dönüştür...