·608 syf.····Okunma: 16 Mart 2023 23:42 Kitap, sayfa 340’a kadar engebeli, yokuşlu bir yol, 340’tan sonrası ise su gibi akıp giden bir yoldu benim için. Ahir zaman diyebileceğimiz, batsın bu dünya, şimdi değilse ne zaman denilen tarihinin her döneminde zaman-mekan-topluluklardan bağımsız aslında birbirinin benzerlerini yaşadığımız, insan eliyle yapılan zulümler, dinin her baş yöneticinin
kendi yararınca yorumlandığı ve uygulandığı, toplamda tüm bunların uç uca birleştiği bir sarmalın içinde hissettim kendimi. Bu dünyadan geldik geçiyoruz. Ve sanırım insan eliyle dünyayı insanlığa dar ediyoruz, ne hazindir ki her dönemde bu böyle. Bu dünyada insanca yaşamak için iyi bir zaman aralığı yok sanırım. Nitekim, sınav gibi günlerden geçtiğimiz canım ülkemde böylesi değerli bir kitabı yazan yazarımızın varlığı içime az da olsa ferahlık veriyor. Kalbimde hep özel bir yeri olacak bu kitaptan bir alıntıyla cümlemi bitireceğim.
“Yaşayıp geçmişti işte dünya üzerinden. Bir kandil alevi gibi yanıp sönmüştü. Bir çiçek gibi açıp solmuş, bir kuş gibi doğup ölmüştü. Bir çimenin kökü kadar kalmıştı ancak yeryüzü kayıtlarında. Taşa oyulmuş suretler gibi kalmamıştı yarına. Kalmasın.”