Puan vermedi·136 syf.····Okunma: 17 Mart 2023 17:48 Tarih'e kara leke olarak kaydedilen, insanlığın öldüğü gün....
Kitabı anlatamaya nasıl başlayacağımı bile bilemiyorum, o kadar etkisinde kaldım. Çoğu kişi kitabı okurken yazarın duygusuzluğuna değinmiş, evet, onu bende farkettim ama kitabı anlatmaya gelirsek...:
Yazar, atom bombası atıldığı sırada daha genç bir radyolog olarak hastahanede görev alıyormuş. Bombanın düşmesi ile birlikte etrafındaki arkadaşlarının, hocalarının, hastalarının nasıl gözlerinin önünde öldüklerini görüne şahit olduğu andan itibaren kitap başlıyor. O sesten sonra başını kaldırıp baktıklarında etrafındaki koca koca binaların, fabrikaların toz yığını halini gördüğünü, insanların sokakta delirmiş bir şekildedir şarkı söyleye söyleye dans ettiklerini, annenin karnındaki bebeğe kadar göründüğü, iç organlarının dışarı taştığı, insan derilerinin bir bez parçası gibi sarktığını birebir ağızdan anlatıyor... Profesörlerin okulda atom dersini anlattıkları sırasında atom bombasının atılmasıyla neye uğradıklarını şaşırıp, ABD'nin Atom bombası yapma başarısını gösterdiklerini öğrendiğindeki şok.... Okudukça her sayfada "Bir insan başka bir insana bunu neden yapar?" diye diye okudum.
Japonların bunca acıyı çekmesine rağmen halâ savaşı kaybetlerinin verdiği sinir ve üzüntü hislerini okumak çok garipti. Yani nasıl bir millet insanlarının bu duruma gelmesini gördükçe yenilgiyi kabul etmez? Bilmiyorum.
Yazara gelecek olursak, dediğim gibi radyasyon etkisiyle sokakta dans ede ede geçen insanlara yer veriyor kitabında, insanların nörolojik bir takım sorunlarıda beraberinde getiren bu güçteki enerji elbetteki yazarın da duygusunu götürmüş olabileceğini düşünmedim değil. Kitap bir solukta bitti, oldukça yalın bir dille anlatılmış.
Şiddetle tavsiye ederim.