Kimi romanlarda karekter ön plandayken kimi romanlarda olay örgüsü ön plana çıkıyor. Ben bu romanda ikisinin de dengeli bir biçimde dağıtıldığını düşünüyorum.
ilk 50 60 sayfa dolaylarında yazarın dili geri kalan sayfalara göre biraz daha ağır. Yani günümüz Türkçesinde pek de kullanmadığımız kelimeler, uzun betimlemeler, uzun cümleler oldukça fazla kullanılmış.İlerleyen sayfalarda ise takılmadan akıp gidiyor cümleler.
Yazarın kendi karamsarlığı mı, yoksa karekterin karamsarlığı mı bilemedim ama ciddi anlamda kitaba yansıtılmış bir karamsarlık var.
tavsiye edeceğim kitaplar arasına kolaylıkla girdi ''Kuyucaklı Yusuf''