·200 syf.····Okunma: 22 Mart 2023 13:53 Sevginin iç dinamikleri tek tek ele alındığında hep bir alış veriş içerisindeyiz. En "masum" zannedilen sevgilerde bile bir çıkar söz konusu.
Nasıl yani?
Örneğin Tanrıyı seviyor musun? Evet.
Peki neden seviyorsun?
Cennet, köşk, huri ve tüm "cismani" zevklerinin kaynağı olarak gördüğün için olabilir mi?
Tüm bunları hesaba katmadan Tanrıyı sevdiğini söyleyebilir misin?
Evet dersen yalan olduğunu kendine itiraf etmekten acizsin.
Erich Fromm İslam kaynakları dışındaki dinlerin kaynaklarından bolca alıntılar yaparak savlarını belli bir temele dayandırmış. Oysa İslamiyetteki "ihsan" ve "ihlas" konularına hakim olsaydı önünde çok geniş bir hazine bulacaktı. (Kaldıki müslümanların %99'undan fazlasının bilmediği bir şeyi elin ecnebisinden beklemek de çok doğru değil.)
Bunun yanında eserde "sevmek" eylemine dair ana hatları, felsefe ve psikoloji temelinde çok naif bir şekilde inceleyerek orjinal bir eser ortaya koyuyor.
Ayrıca Freud'u çok fazla yerde nazikçe gömüyor. Konu bağlamında çok fazla Freud'un görüşlerine baş vurup sonra çürütmesini de biraz fazla buldum.
Özellikle IV. Bölümde "inanç ve sevgi" bağlantısı üzerinden inanç konusuna bakışını çok beğendim.
Kitabı tavsiye ediyor muyum? Bence düşüncelerini ve inançlarını sağlam bir temele oturtmamış biri için tam anlamıyla faydalınalacak bir eser değil. Çünkü bazı düşünceleri mihenge vurup, elekten geçirmek gerekiyor. Kritik düşünce şart yani. Fromm'un savlarını alternatif düşüncelerle mukayese edip muhakemeye tabi tutmadan sağlıklı bir verim almak çok zor. Zaten kitabın başında Fromm da bu dediğimi farklı bir şekilde dillendiriyor. Kitabın sonuna gelince başında ne demek istediğini anlamış oldum.
Ayrıca bilimin teorik dünyasının sınırlarını aşıp pratik hayata dair görüşleri sayesinde psikoloji dünyasına ağırlığını koymuş bir bilim insanı Fromm. Binlerce profesör teorik bilgilerin esiri olup kürsüden ayrılınca tarihe gömülüp unutulmasının bir nedeni de bu olsa gerek. Kısaca Fromm batının Doğan Cüceloğlu'su bence. Okunmaya değer.