Gönderi

Yabancılaşmaktan Hayata Bağlılık: Yumurta Filmi
"Yumurta filmi hayata, dünyaya yabancılaşan, tutunamamış bir karakterin hayata ve dünyaya tekrardan yakınlaşmasının hikâyesidir. Film, uzun zaman önce doğup büyüdüğü kasabadan ayrılan bir şairin aldığı ölüm haberiyle kasabaya dönüşünü ve peşi sıra yaşadığı olayları anlatmaktadır. Filmin ilk sembolik unsuru olarak Yusuf’un kasabaya dönüşündeki kamera açılarını söylemek mümkündür. Yusuf köye varıncaya kadar dışarısı aracın içinden çekilmektedir. Bu Yusuf’un oralara yabancılaştığını sembolize etmektedir. Araçtan indikten sonra eve gittiğinde de kamera bir süre kapının dışında kalmıştır. Bu onun eve hatta annesine de yabancılaştığını göstermektedir. Zira annesini defnetmek için köye gelen Yusuf annesinin ardından ne bir gözyaşı dökmüş ne de bir dua etmiştir. Hatta annesinin mezarının başında sigara içmiştir Yusuf. Bu onun ne kadar yabancılaştığını göstermektedir."
30 Gösterim
2 Yorum
''Film bir dönüşümün filmidir aynı zamanda. Yusuf bir dönüşüm yaşayacaktır. Filmin adına da ilham olan yumurta, önemli bir sembol olarak karşımıza çıkmaktadır. Yumurta, Yusuf’un yeniden doğuşunu sembolize etmektedir. Cenazeden sonra ormana doğru yürüyen Yusuf bir süre uyuyakalır ve rüyasında elinde bir yumurta tuttuğunu görür. Yumurtanın kırılmasıyla uyanır. Bu yumurta filmin devamında Yusuf’un geçireceği dönüşümü simgelemektedir. Filmin ana karakterinin adının Yusuf olması tesadüfi değildir. Ayrıca kuyu ile olan münasebeti de Yusuf Peygamberi akıllara getirmektedir. Hz Yusuf bilindiği üzere atıldığı kuyudan çıkmış ve yeniden doğmuş gibi olmuştur. Filmdeki Yusuf da rüyasında bir kuyuda olduğunu ve çıkmaya çalıştığını görür. Neticede o kuyudan çıkacak ve bir anlamda yeniden doğmuş olacaktır. Buradaki kuyu Yusuf’un kaçmaya çalıştığı memleketini sembolize etmektedir. Filmde dini simgeleyen durumlar da vardır. Kasabaya giderken ezan sesini duyması, baygınlık geçirecekken sela sesini duyması, annesinin adağı ve Yusuf adına sahip olması dini simgeleyen unsurlar arasında yer almaktadır. Filmin başında Yusuf’un annesinin sisler arasından gelip sisler arasında kaybolması, ölümün bir yerden başka bir yere gidiş olarak gösterilmesinde de bir sembolize etme durumu vardır. Ölüm burada bir yok oluş olarak değil, yolculuk olarak sembolize edilmiştir. Sembolik unsurlar filmin kadın karakteri Ayla üzerinden de aktarılmıştır. Sabah kalktığında saçlarını taradığı esnada Ayla’nın kalp şeklinde bir aynanın içinde yansıması onun bir aşk hikâyesinin içinde kendini bulacağını simgelemektedir. Tekrar filmin başına dönersek, Yusuf’a gelen bir telefonun arkasındaki sesin Ayla’ya ait olduğunu anlıyoruz. Bu sesin duyulmasının sonrasında elinde bir şarap şişesiyle içeri şehirli bir kız girmektedir. Şarabı vermesi karşılığında Yusuf’tan yemek kitabı istemiştir. Yusuf kitabı verir ve şarabı alır. Kızın yemek kitabını alması geleneklerinden kopmuş bir toplum içinde bir kızın yemek yapmayı kitaplardan öğrendiğini göstermektedir. Köydeki Ayla ile bu şehirdeki kız arasında bir zıtlık vardır. Bu zıtlık şarap ve çay ile sembolize edilmiştir. Ayla, Yusuf’a çay ikram ederken şehirli kız şarap vermiştir. Şarap yabancılaşmayı ve şehri, çay ise köyü ve geleneklere bağlılığı ifade etmektedir.''
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.