Selam! Bu yorum postunu girebilmek için 3 kitabı da sabırla okuduğum bir seriden bahsedeceğim.
#grishaverse
Fantastik bir evren ve olaylar çoğunlukla Ravka’da geçiyor. Karakterlerimizin çok da iç açıcı olmayan güçleri var ve kendi aralarında da sınıflandırılıyorlar. Cellatlar, şifacılar, Elçiler (Rüzgâr, Ateş ve Dalgaların Hakimleri) gibi gibi sınıflar var. Alina Starkov da Malyen’le büyümüş yetim bir kızdır ve bir gün şans eseri Karanlıklar Efendisi tarafından “Güneşin Elçisi” olduğu gerekçesiyle alıkonulur.
Seri böyle başlıyor. Şimdi öncelikle Alina kadar mantıktan uzak, beyni yerine kalbini koymuş bir karakter daha olamazdı. Kuşatma ve Fırtına kitabında The Darkling’in Malyen’e zarar vermekle tehdidinden bunu onayladık. 1.5 kitap boyunca özgüvensiz ve liderlik kabiliyeti olmadan dolanan Alina birden tanrıça havalarına büründü Sonradan kitaba dahil olan Sturmhond ve crewu kalp diyorum
Çöküş ve Yükseliş de Alina sinirlerimi zorlama devam ediyor. Yani koca kitapta ateşkuşu dışında bir şey okumadık 300 sayfa falan. Ayrıca aynı anda hem Nikolai hem Malyen hem de The Darkling’den hoşlanması benim başımı kopardı Ayrıca ekibine de çok sahip çıktığını düşünmüyorum çok bencil bir karakter okuduk. Baghra bence bu kitabın sürpriz noktalarındandı (no spoi) baya fedakar bir karakterdi ve o fight unutulmayacak bence. Bir de Karanlıklar Efendisi’nin hunharca Nikolai’yi bi kuşa (!) çevirmesi kısmında gümledim. Iı sonra ek olarak Malyen’in şu The Darkling ile geçmiş ilişkisi (spoi vermemek için kıvranıyorum) biraz saçmaydı. Daha da saçma olanı Alina’nın ışığı bükerek görünmez olmalarıydı 10₺ farkla extra uçma özelliği de ister misiniz?
Benim gibi yazarın diğer kitaplarını okumak için bu seriyi okuyacaksanız maraton veya çapraz okuma öneririm. Çünkü özellikle 2. kitaptan sonra çok sıkıldım.. Bu arada sanırım söylemedim ama kitaptaki favori çiftim Genya ve David’di