Gönderi

Hayatımızdaki çok sayıda önemli etmenin gerçekten hızlanmakta olduğuna dair kanıtlar mevcut: 1950'lere kıyasla ciddi ölçüde daha hızlı konuşuyor insanlar ve sadece yirmi yıl içinde şehirlerdeki yürüme hızında yüzde 10'luk artış olmuş. Bu hızlanma bize kutlanacak bir şey olarak sunuluyor genellikle...
Sayfa 42·Kitabı okudu
·
480 Gösterim
4 Yorum
'Hızın kutlanacak birşey olduğu' kanısı... Bunun birçok sebebi var şüphesiz. Benim yeğenimde dikkatimi hızlı konuşması çektiğinde, neden öyle hızlı konuştuğunu, hızlı konuşmazsam beni dinlemezler diye mi düşündüğünü sordum, düşündü ve evet dedi. Bu sadece çocuğunu ciddiye almayan anne-baba sorunu değil, insanlara ilgi duymadığı için kimseyi dinlemeye tahammülü olmayan modern insanin sorunu bence. Ve tabi, birçok başka faktör de var ama belki en korkuncu bu.
Yavaşlamayan hatta durmayan, etrafina, olup bitene, hakikate aşina olamaz. Dücane hoca çok güzel yakalamış bu noktayı, anlamak birçok dilde durmak kökenlidir diyor (Almanca VerSTAND, İngilizce UnderSTANDING vs) Durmayı kaybetmek, zayıflık ve sıkıcılık olarak gören tipler var. Asıl onlar neyi kaybediyor farkında değiller...
İstanbul'dan kocaeliye dönünce istemsizce hızlı yürümeye devam ederken diğer insanlar neden yavaş yürüyor diye bilinçsizce kızarken bir an anormal olanın ben olduğumu fark ettmem gibi :)
İlginç bir tecrübe. Büyük şehir ve ufak şehir temposu bile farklı... 🙂 Bir arkadaşla parkta gezerken 'Yahu ne bu acelen, geziyoruz, nereye koşturuyorsun' demişliğim vardır. Anlamak, yavaşlamak ve hatta durmak ile mümkün halbuki.
1 yanıtı göster
Eski röportajları izlediğimde hep dikkatimi çeker bu husus, daha sakin ve yavaşca konuşuyor insanlar.
Ne zaman dikkatimi çekerse de, "Tanrım beni yavaşlat" duasını anımsarım.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.