Yazar hak savunucusudur, kadın ve çocuk hakları adına,madde bağımlılığına karşı ve birçok toplumsal konuda yazarak,resmederek,fotoğraflayarak pasif direniş,tepki göstermiş ve birçok alanda yardım yapmıştır.Tepki,değişim dikkati sorunlara çekme adına ürettikleriyle aslında sanatta aktivisttir.
Romanın anlatıcısına yazarın kimliği yansır.
Kitap toplumsal bir konu olan,konu itibarıyla da neredeyse her coğrafyada aynı olan,dul kadının toplum gözündeki yerini vurgularken,aslında genel anlamda kadın kavramına odaklanır.
Kadın sorunlarını dile getiren romanın alt katmanında bir kadının kayıp kızını beklemesi,mülteciler,göçmenler,çocuk ve kadına şiddet,kadın kıyımı yer alır.
Anlatıcı iyi niyetinden kaybeden,annelik hakları elinden alınan,kızına özlem duyan,kızını arayan,anne ve babası başta olmak üzere herkes tarafından yaralanan bir kadındır ve Avusturya ile Türkiye’deki acı hayatından kesitler aktarır.Okurken, onun yaşadıklarında, karakterin bilincinde gezeriz.
Kayıp çocuğu için acı çeker.Kızının organ mafyasının,uyuşturucu tacirlerinin,deney yapanların,porno sektörünün elinde olabileceği ihtimalini düşündükçe endişeyle kıvranan kadın,kendi acısından yola çıkarak genele odaklanır; çocuk ve kadın tecavüzleri, cinayetleri,sevgisizlik,dünyanın ahir zamanı vb.