Uçurum İnsanları
Yazar, Doğu Londra gezisindeki izlenimlerini paylaşır. Bu gezide bir mağazaya girer oradan eski püskü elbiseler alır. Pejmürde kıyafetlerle insanların ilgisini çekmemektedir. Kiralık oda arar, köhne mekanlarda kahve demeye bin şahit isteyen kahvelerden içer. Bölgede yaşayan düşkünleri, kıt kanaat geçim sürenleri, hayata özensizce sıkıştırılmış ömürleri anlatır. Düşkünlerevine giderek gezisini sürdürür. Sokakta, bankların üzerinde hatta parklarda çimenlerin üzerinde bile yatmanın suç sayıldığını, polis tekmelerine maruz kalan evsizlerin içler acısı durumunu anlatır.
Evde kalanların durumu da hazindir. "Londra’da aile aile bölünmüş halde tek odalık hanelerde yaşayan 300 bin kişi var. Bundan çok daha fazlası, iki ya da üç odaya cinsiyet ayrımı olmaksızın tıkışmışlar; aynı şekilde tek odayı paylaşanlar da var."
Zamanın en gelişmiş"Üzerinde güneş batmayan ülke"sinde insanlık günyüzü göremiyor, içkiyle uyuşturulan acılara intihar eşlik ediyor. Kitabı beğenmeme rağmen Jack London'ın bir gazeteci gibi uzun uzun istatistiki bilgiler paylaştığı bölümleri gereksiz buldum.
İyi okumalar dilerim.
Uçurum İnsanlarıJack London · İletişim Yayınları · 20254,553 okunma